3 Ekim de yapılacak olan Karabük Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde hangi siyasinin ne hesaplar içinde olduğuna hiç baktınız mı?

3 Ekim’de yapılacak Karabük Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde 24 meclis üyesi belirlenecek.

Seçilen üyeler, bir hafta sonra kendi aralarında oda yönetim kurulu başkanını, meclis başkanını ve diğer organlarda görev alacak isimleri seçecek.

Ancak seçim sürecinin başladığı ilk günden bu yana, sandığın üzerinde siyasetin gölgesi olduğu sıkça konuşuluyor, yazılıyor.

Ömer Ayar’ın, grubundan seçilmesi halinde oda başkanlığına aday olacağını açıklamasıyla süreç yeni bir boyut kazandı.

AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt ve ekibi ile Milletvekili Ali Keskinkılıç’ın aday listelerinin belirlenmesinde etkili olduğu yönündeki değerlendirmeler de seçimlere siyasi müdahale tartışmasını güçlendirdi.

Peki, hangi siyasetçinin nasıl bir hesabı var?

Kim, neyin peşinde?

Ferhat Salt ve Ali Keskinkılıç, oda başkanlığı için Ömer Ayar isminde buluşurken bu tercihin ileride doğurabileceği siyasi sonuçları da düşündüler mi?

Ömer Ayar, Karabük’te AK Parti il başkanlığı görevini en uzun süre yürüten isimlerden biri.

Geçmişte milletvekili adaylığı için de birden fazla kez yola çıktı.

Şimdi soralım;

Ömer Ayar, Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olursa önümüzdeki ilk genel seçimlerde yeniden milletvekili adaylığına girişir mi, girişmez mi?

Bu soruyu, öncelikle kendisini oda başkanlığında görmek isteyenlerin cevaplaması gerekiyor.

Acaba böyle bir ihtimali hesaba kattılar mı?

Yoksa Sayın Ayar’dan, “TSO Başkanı olursan milletvekili adayı olmayacaksın” şeklinde bir taahhüt mü aldılar?

Elbette bu, onların kendi aralarında değerlendireceği bir mesele…

Ancak bugün oda seçimi için atılan adımların, yarın siyasi bir rekabetin zeminini oluşturup oluşturmayacağı da üzerinde durulması gereken önemli bir detay.

Gelelim MHP Karabük İl Başkanı Cenk Gedikoğlu’na…

Cumhur İttifakı’nın ortaklarından MHP, Karabük’teki oda seçimlerinde nasıl bir tutum alacak?

AK Parti’nin süreçteki ağırlığı bu kadar tartışılırken,

MHP de sahaya inecek mi?

Daha açık soralım;

Cenk Gedikoğlu, “Yol arkadaşım” dediği Fatih Çapraz için ne yapacak?

AK Parti’nin oda seçimlerine müdahil olduğu yönündeki değerlendirmeleri genel merkezine taşıyacak mı?

Kendi partilisine destek vermek üzere bir tutum belirleyecek, bunun için genel merkezinin onayını arayacak mı?

Belki de asıl sorulması gereken şu;

Gedikoğlu, böyle bir girişimde bulunmak isteyecek mi?

Yoksa Fatih Çapraz’ın ileride milletvekili ya da belediye başkan adaylığı için karşısına çıkabilecek bir isim olduğunu düşünüp, silinip gitmesi için bugün sessiz kalmayı mı tercih edecek?

Bu sessizlik, Çapraz’ın siyasi denklemden uzaklaşmasına göz yumulduğu şeklinde yorumlanırsa, buna nasıl cevap verilecek?

Elbette bunlar birer soru.

Ancak siyasi aktörlerin attıkları adımlar kadar atmadıkları adımlar da kamuoyunda değerlendirilir.

Üstelik soru işaretleri yalnızca MHP İl Başkanı Gedikoğlu’nun tutumuyla da sınırlı değil.

9. Grup’ta MHP Üst Kurul Delegesi Nurhan Barışkan’ın, Murat Sönmez ile aynı listede seçime girmesi de dikkatle ele alınması gereken bir başka ayrıntı.

Yaklaşık bir ay önce Fatih Çapraz ile el sıkışan; meclis başkanlığı ve oda başkanlığı için birlikte yola çıkma kararı alan Murat Sönmez, daha sonra bu birliktelikten vazgeçti.

Bu karar, Sönmez’in oda başkanlığı seçiminde Ömer Ayar’ı destekleyeceğini de göstermiş oldu.

Peki, aynı listede yer alan Nurhan Barışkan’ın tercihi ne olacak?

Barışkan da oda başkanlığı için Ömer Ayar’a mı oy verecek?

AK Parti’nin seçim sürecindeki etkisi bu kadar konuşulurken, MHP’li Fatih Çapraz’ın şu ana kadar partisinden açık bir destek görmemesini nasıl okumak gerekiyor?

Bu tutumun arkasında oda yönetimine ilişkin bir görüş ayrılığı mı var, yoksa geleceğe dönük siyasi hesaplar mı?

Karabük TSO seçimlerini değerlendirirken yalnızca listelere ve aday isimlerine bakmak yeterli değil.

Kimlerin birlikte hareket ettiğine, kimlerin yollarını ayırdığına ve kimlerin sessiz kaldığına da bakmak gerekiyor.

Çünkü bugün oda seçiminde ortaya çıkan tercihler, yarın Karabük siyasetinde kurulacak dengelerin işaretlerini taşıyor olabilir.

Sorular, sorular…

Bu sorular aslında cevapların ta kendisi de olabilir.