Özçelik İŞ Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci'den insanlar neden kaçar oldu? Değirmenci adeta şimdi ateşte kor oldu.
Karabük Net Haber’in YouTube, Facebook ve Instagram hesaplarından yayımlanan “Ergün Başkaya ile 5 Dakika” programında birkaç gün boyunca aynı sorunun peşinden gittik:
“Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci’ye neden ‘hayırlı olsun’ ziyaretleri yapılmıyor?”
11 Temmuz’da gerçekleştirilen Özçelik-İş Sendikası Genel Merkez Kongresi’nin üzerinden yaklaşık 40 gün geçti.
Ancak kamuoyuna yansıyan ziyaretlere bakıldığında, Genel Başkan Yunus Değirmenci’yi ağırlıklı olarak sendikanın kendi şube yöneticileri ve temsilcilerinin ziyaret ettiği görülüyor.
Hak-İş Konfederasyonuna bağlı sendikaların genel başkanlarından dikkat çeken bir ziyaret gerçekleşmedi.
Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın da bugüne kadar kamuoyuna yansıyan bir “hayırlı olsun” ziyareti olmadı.
Mesele yalnızca sendikal çevrelerle de sınırlı değil.
Siyaset dünyasından, bürokrasiden ve sivil toplum kuruluşlarından da Özçelik-İş Genel Merkezine yönelik görünür bir ziyaret trafiği yaşanmadı.
Peki, Yunus Değirmenci’den bu kaçışın nedeni ne?
DEĞİRMENCİ'NİN TÜRK-İŞ İLE DİKKAT ÇEKEN İLİŞKİLERİ
Yunus Değirmenci’nin genel başkan yardımcılığı görevini yürüttüğü Hak-İş camiasından beklenen ziyaretler gerçekleşmezken, Türk-İş yöneticileriyle kurulan temaslar dikkat çekiyor.
Değirmenci, geçtiğimiz ay Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikası Genel Başkanı ve Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı Eyüp Alemdar’a “hayırlı olsun” ziyaretinde bulundu.
Ardından Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı ve Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar, Yunus Değirmenci’yi ziyaret etti.
Hak-İş içerisinde belirgin bir mesafe görüntüsü oluşurken, Türk-İş cephesinden gelen bu temaslar, sendikal çevrelerdeki bu girift ilişkilerin yeniden sorgulanmasına neden oluyor.
Kamuoyuna açıklanmayan başka gelişmeler mi söz konusu?
YUNUS DEĞİRMENCİ’YE YÖNELİK BU MESAFE NEDEN?
Yaklaşık 45 bin üyesi bulunan Özçelik-İş Sendikasının Genel Başkanı Yunus Değirmenci’ye karşı sendika, siyaset, bürokrasi ve sivil toplum çevrelerinde neden böylesine dikkatli bir mesafe oluştu?
Bu tablonun tek bir nedenle açıklanması mümkün olmayabilir.
İlk ihtimal, Değirmenci’nin son yıllarda kamuoyuna yansıyan tartışmalar nedeniyle ciddi bir itibar kaybı yaşamış olmasıdır.
Bir kadın ile sarmaş dolaş videolarının sosyal medyalarda yayılması ve Bir milyon liranın üzerinde maaş alması ülke gündeminde ciddi yer almıştı.
Bu tür haberler ve videolar sonrasında Sendikacı Değirmenci, insanların ciddi tepkisini çekti.
Değirmenci, sendikal faaliyetlerinden çok bu konularla ülke gündemine taşındı.
Geçim sıkıntısı yaşayan emekçiler adına görev yapan bir sendika yöneticisinin bu tür tartışmaların merkezinde bulunması, doğal olarak güven ve temsil sorununu da beraberinde getirdi.
İkinci ihtimal ise Özçelik-İş yönetimi hakkında uzun süredir dile getirilen mali usulsüzlük ve haksız kazanç iddialarıdır.
Milyonlarca lira akçeli haksız kazançlar yönündeki iddialar ile yıllardır muhatap olan Özçelik İş Sendikası Genel Başkanı ve ekibine her an bir operasyon düzenlenebilir düşüncesi geniş bir kesimde ön görü olarak yer almaya başladı.
Elbette iddia, tek başına suçun kanıtı değildir. Kesin hüküm ancak yetkili makamların incelemesi ve bağımsız yargının kararıyla ortaya çıkar.
Ancak böyle bir ihtimalin sendikal ve siyasi çevrelerde konuşulması bile bazı isimlerin Özçelik-İş yönetimiyle yan yana görüntü vermekten kaçınmasına yol açıyor olabilir.
Yıllardır sendikanın yönetiminde bulunan Yunus Değirmenci ve ekibinin bugün karşı karşıya kaldığı bu yalnızlık görüntüsü, aslında geçmişten bugüne biriken tartışmaların doğal sonucu olarak da değerlendirilebilir.
Makamlar güç verir; ancak aynı zamanda hesap verme sorumluluğu da yükler.
Şeffaflıktan uzaklaşıldığında, eleştiriler cevapsız bırakıldığında ve kamuoyundaki soru işaretleri giderilmediğinde en güçlü görünen yapılar bile zamanla yalnızlaşabilir.
ŞİFRELİ KAPILI DİNLENME ODASI
Bir insan makam odasının içinde yer alan dinlenme odasının kapısına neden şifreli kilit koyar?
Sizce neden?
Zaten önünde özel kalem ve sekretaryanın olduğu Yunus Değirmenci kendi makam odasının içinde bulunan dinlenme odasının kapısına şifreli kilit koymuş.
Amaç ne?
Siz bir yorum getirebildiniz mi?
KADIN ÇALIŞANLARA MESAJ İDDİALARI
Özçelik-İş Sendikası Genel Merkezinde temizlik görevlilerinden büro çalışanlarına, sekreterlerden diğer personele kadar çok sayıda kişi görev yapıyor.
Son günlerde sendikada çalışan bazı genç kadınlara Yunus Değirmenci tarafından uygunsuz ve cinsel içerikli WhatsApp mesajları gönderildiği yönünde son derece ciddi iddialar konuşuluyor.
Geçtiğimiz aylarda bir büro ortamında yine bir kadınla sarmaş dolaş videoları yayılan Değirmenci, acaba kişilik itibarı ile bu tür gayri meşru ilişkilere mi meraklı?
Hani derler ya “40’ından sonra azanı teneşir tahtası paklar” diye.
Torun torba sahibi 64 yaşındaki Yunus Değirmenci’yi anlaşılan teneşir tahtası bile paklamaz.
SESSİZLİK SORULARI BÜYÜTÜYOR
Bugün tartışılması gereken yalnızca Yunus Değirmenci’ye neden “hayırlı olsun” ziyaretlerinin yanı sıra asıl mesele; 45 bin üyeyi temsil eden büyük bir sendikanın neden sürekli kişisel, mali ve yönetsel tartışmalarla gündeme geldiğidir.
Sendika yönetimi kamuoyunun karşısına çıkmalı; mali iddialardan şifreli kapı tartışmasına, kadın çalışanlara gönderildiği öne sürülen mesajlardan diğer sendikalarla ilişkilere kadar bütün sorulara açıkça cevap vermelidir.
Sessizlik, iddiaları ortadan kaldırmaz.
Aksine, şüpheleri artırır ve bu sendikaya duyulan güveni daha da zedeler.
Yunus Değirmenci’ye yönelik mesafenin gerçek nedenini bilmiyoruz.
Ancak ortaya çıkan tablo, sendikal ve siyasi çevrelerin yaşanan tartışmaları yakından takip ettiğini düşündürüyor.
Şimdi söz Yunus Değirmenci’de…
Kamuoyunun önüne çıkıp bu sorulara cevap verecek mi?
Yoksa sessizliğini koruyarak hakkındaki tartışmaların daha da büyümesini mi izleyecek?
