Karabük gündeminde çok tartışılan Karabük TSO seçimlerinin ardında bıraktıklarının analizi Ergün Başkaya'nın kaleminden...

Çok konuşulan,

Çok tartışılan

Ve bir aydan uzun süredir polemiklerle gündemde kalan Karabük Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri sona erdi.

Ömer Ayar Yönetim Kurulu Başkanı, Murat Sönmez ise Meclis Başkanı oldu.

Toplam 24 meclis üyesinin oy kullandığı başkanlık seçiminde;

Ömer Ayar 13,

Fatih Çapraz 10 oy aldı.

Bir oy da geçersiz sayıldı.

Sandıktan çıkan tablo, seçim öncesinde dile getirilen “17 meclis üyesi Ömer Ayar’ın yanında” söyleminin karşılığını bulmadığını gösterdi.

Bu söylemden geriye, sonuçlarla örtüşmeyen bir algı kaldı.

Kimilerinin “Beş oy bile zor alır” dediği Fatih Çapraz ise yeni meclisin yarısına yakın bir bölümünün desteğini aldığını ortaya koydu.

Peki, bundan sonra ne olur?

Kesin bir şey söylemek zor.

Ancak bana kalırsa Fatih Çapraz, yakın gelecekte başka bir platformda bu filmin ikinci bölümünü çeker.

Karabük TSO seçimleri artık geride kaldı.

Şimdi Ömer Ayar’ın önünde, seçim sürecinde yükselttiği çıtanın hakkını verme sorumluluğu var.

Bundan sonra kendisinden beklenen; oluşan beklentileri karşılayacak çalışmalar ortaya koymasıdır.

KARABÜK TSO SEÇİMLERİ VE MHP İL BAŞKANI CENK GEDİKOĞLU

Oda seçimlerinin ardından kulislerde şimdi başka bir soru dolaşıyor.

Oda başkanlığını Fatih Çapraz mı kaybetti,

Yoksa Milliyetçi Hareket Partisi Karabük İl Başkanı Cenk Gedikoğlu mu?

Bizce meseleyi yalnızca sandıktaki sonuç üzerinden okumak eksik olur.

Fatih Çapraz başkanlığı kaybetmiş olabilir.

Ancak bu sürecin siyasi kaybedeninin de kendisi olduğunu söylemek o kadar kolay değil.

Asıl üzerinde durulması gereken, MHP İl Başkanı Cenk Gedikoğlu’nun süreç boyunca sergilediği tutum ve bu tutumun zamanlamasıdır.

Gedikoğlu, ilk açıklamasında, “Milletvekili Ali Keskinkılıç’tan ve AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt’tan taahhüt aldım. Siyasi irade olarak seçimlere karışmayacaklar” demişti.

Peki, bu açıklamanın yerine, seçimlere iki gün kala düzenlediği basın toplantısındaki söylemleri ile tavrını en başından ortaya koysaydı sonuç değişir miydi?

Soruyu biraz daha açık soralım:

Cenk Gedikoğlu, sürecin ilk gününden itibaren AK Parti’nin oda seçimlerine müdahil olmaması konusunda kararlı bir duruş sergileseydi, siyasi ağırlığını baştan ortaya koysaydı ne olurdu?

“Milliyetçi Hareket Partisine rağmen hareket edemezsiniz. Oda seçimlerine müdahale edilmesine müsaade etmem” diyerek sınırını ilk günden çizseydi, bugün aynı tabloyu mu konuşurduk?

Bunu kesin olarak bilemeyiz.

Ancak şu değerlendirmeyi yapabiliriz:

Gedikoğlu, ilk gün göstermesi gereken tavrı son gün gösterdi.

Siyasette ne söylediğiniz kadar, ne zaman söylediğiniz de önemlidir.

Şimdi asıl soru şu;

MHP İl Başkanı’nın açıklamalarının AK Parti cenahında karşılık bulmaması, ilerleyen dönemde iki parti arasındaki siyasi ilişkileri nasıl etkileyecek?

Sandıkta kazanan Ömer Ayar’dır. Fakat bu sürecin kaybedenini yalnızca Fatih Çapraz olarak görmek, yaşananların siyasi boyutunu gözden kaçırmak olur.

Karabük TSO seçimlerinin sonucu bellidir.

Siyasi açıdan kimin kazandığı, kimin kaybettiği ise verilen sözlerde, sergilenen tutumlarda ve bunların karşılığında aranmalıdır.

KARABÜK TSO SEÇİMLERİ VE RAFET VERGİLİ

Karabük’te 15 yıl belediye başkanlığı yapan ve şehirde özgül bir ağırlığı bulunan Rafet Vergili, bu süreçte yeğeni Fatih Çapraz’a sonuna kadar sahip çıktı.

“Oda seçimleri için esnafı, tüccarı tehdit etmeyin” çağrısında bulunan Vergili, Cumhur İttifakı içinde yaşananlara anlam veremediğini de açıkça ifade etti.

Şu sözleri, tepkisinin boyutunu ortaya koyuyordu;

“Milletvekilinin, il başkanının ve belediye başkanının partizanlığı da aşarak meseleyi kişiselleştirmesini, kin ve nefretle hareket etmesini anlamakta güçlük çekiyorum.”

Bu açıklamadan anlaşılan, Vergili’nin yaşananları oda seçim dönemiyle sınırlı bir tartışma olarak görmediğidir.

Ancak özellikle üzerinde durduğu ve kafayı taktığı bir söz var:

“Ben adamı sabahın 5’inde yatağından aldırır ve pijaması ile karşıma dikerim.”

Şeklinde söylendiği ileri sürülen bu ifadeye yönelik tepkisi, Vergili açısından meselenin oda başkanlığı yarışının ötesine geçtiğini gösteriyor.

Nitekim şimdi de şöyle diyor;

“Bugünün yarını da var. Hepimiz göreceğiz, yarın neler yaşanacak.”

Bu sözler, seçim bitmiş olsa da tartışmanın kolay kolay kapanmayacağına işaret ediyor.

Karabük TSO’da sandıklar kapandı, görevler belli oldu. Ancak seçim sürecinde söylenen sözler ve yaşanan gerilimler, şehir siyasetinin gündeminde kalmaya devam edecek gibi görünüyor.

Bakalım, bugünün yarını Karabük siyasetinde neler getirecek, kime neler yaşatacak?