Yeni Parti de Erdal Demir'in il başkanlığı ile yeni bir dönem başlıyor ve "yeni dönemde neler yaşanacak?" sorusu Ergün Başkaya'nın kaleminden...
Karabük Yeni Parti’de üyelerin desteğini alan yeni il başkanı Erdal Demir ile yeni bir dönem başlıyor.
Yeni dönemde, yeni il başkanı Demir’in önünde artık yalnızca bir teşkilatı yönetme sorumluluğu yok.
Geçmişten gelen anlaşmazlıkların, seçim sürecinde oluşan ittifakların ve birbirinden farklı beklentilerin nasıl yönetileceği sorusu da var.
Çünkü ortaya çıkan tablo, sıradan bir yönetim değişikliğinin ötesinde anlamlar taşıyor.
Bu tablonun Safranbolu tarafında Belediye Başkanı Elif Köse, İlçe Başkanı Cumhur Onkardeşler ve Erdal Demir arasındaki geçmişten bu yana gelen siyasi çatışmalar bulunuyor.
Merkez ilçede ise Ali Yavuz’un yeni dönemde nasıl bir konuma itileceği sorusu da öne çıkıyor.
Yeni dönemin asıl meselesi, geçmişin hesaplarının bugünün yönetimine ne ölçüde yön vereceğidir.
Elif Köse ile yolları ayrılan isimlerin Erdal Demir’in çevresinde buluşmasını, yalnızca bir il başkanı adayına verilen destek olarak okumak eksik kalır.
Bu yakınlaşmanın, başta Safranbolu’daki siyasi dengeler ve geçmişte yaşanan ayrılıklar üzerinden de değerlendirilmesi gerekir.
Cumhur Onkardeşler’in Demir’e verdiği açık destek, bu açıdan dikkat çekiyor.
Bir ilçe başkanının il başkanlığı yarışında tercih ortaya koyması elbette doğaldır.
Ancak bu tercih, belediye başkanıyla yaşanan siyasi ayrışmalarla aynı zeminde buluştuğunda, seçim desteğinin ötesinde sorular doğurur.
Onkardeşler ile Demir arasındaki siyasi birliktelik, Safranbolu’da Elif Köse ile ortak çalışma zemini oluşturabilecek mi?
Yoksa geçmişten gelen çatışmaların yeni yönetim üzerinden sürdürülmesine mi hizmet edecek?
Asıl dikkatle izlenmesi gereken nokta burasıdır.
Ortada henüz yeni dönemin uygulamaları yokken kesin bir hesaplaşma planından söz etmek doğru olmaz.
Ancak Köse ile yollarını ayıran isimlerin Demir'in etrafında toplanması, hesaplaşma ihtimaline ilişkin kaygıyı da güçlendiriyor.
Demir’in burada alacağı tutum belirleyici olacak.
Çevresindeki isimlerin Köse’ye yönelik itirazlarını, kendi çizgisi haline mi getirecek?
Yoksa geçmişteki anlaşmazlıklarla, il başkanlığı sorumluluğu arasına mesafe koyabilecek mi?
Çünkü bir belediye başkanıyla kurulacak ilişkinin kişisel kırgınlıklar üzerinden şekillenmesi, yalnızca iki tarafı ilgilendiren bir mesele olarak kalmaz.
Bunun sonucu teşkilata, belediyeyle yürütülecek çalışmalara ve partinin kamuoyu önündeki görüntüsüne de yansır.
Safranbolu’daki bu denklemin merkez ilçedeki karşılığı ise Ali Yavuz’dur.
Yavuz, il başkanlığı yarışında İsmet Muzaffer Oral’ı açıktan destekledi.
Onkardeşler’in Demir’den yana kullandığı siyasi tercihi,
Yavuz başka bir adaydan yana kullandı.
Burada ölçü son derece açık olmalıdır…
Onkardeşler’in aday desteklemesi siyasi bir haksa,
Yavuz’un tercihi de aynı hakkı kullanmasıdır.
Kazanan adayı desteklemek sadakat,
Başka bir adayı desteklemek ise hesap sorma gerekçesi sayılamaz.
Buna rağmen Yavuz ile yollarını ayıran isimlerin Demir’in yanında yer alması, merkez ilçeye ilişkin farklı ihtimalleri gündeme getiriyor.
Ali Yavuz’un yeni dönemde etkisizleştirilmesi, karar süreçlerinin dışında bırakılması ve zamanla siyasi olarak devre dışı bırakılması.
Mevcut tabloda görünen budur.
Burada “diskalifiye” derken, yalnızca görevden alınmayı kastetmiyoruz.
Bir ilçe başkanının resmen görevini sürdürürken siyasi ağırlığının aşındırılması, sözünün karşılık bulmaması ve kendi örgütü içindeki hareket alanının daraltılması da aynı sonuca hizmet edebilir.
Bunun planlı bir çalışma olduğunu söylemek için somut adımlar görmek gerekir.
Fakat seçim dönemindeki saflaşma, böyle bir ihtimalin şimdi neden tartışıldığını açıklıyor.
Demir'in Yavuz’la kuracağı ilişki, bu kuşkuların haklı olup olmadığını gösterecek.
Yavuz’un görüşlerine başvurulacak mı?
Merkez ilçenin yetki ve sorumluluklarına saygı gösterilecek mi?
Yoksa seçimde yaptığı tercih, önüne sürekli bir siyasi fatura olarak mı konulacak?
Safranbolu’da Elif Köse’ye karşı geçmişin hesaplarının açılmasıyla merkez ilçede Ali Yavuz’un etkisizleştirilmesi aynı yönetim anlayışının parçaları haline gelirse, Yeni Parti’nin Karabük gündemini uzun süre kendi iç meseleleri oluşturur.
Böyle bir durumda kazanan, teşkilat olmaz.
Enerjisini vatandaşın sorunlarına ayırması gereken parti,
Kimin hangi toplantıya çağrıldığına,
Kimin sözünün dinlendiğine,
Ve kimin kimle yan yana durduğuna kilitlenir.
Erdal Demir’in önündeki tercih, bu nedenle kişisel bir tercih olmanın çok ötesindedir.
Kendisini destekleyen ittifakın beklentilerini karşılamak adına eski hesapların görülmesine mi izin verecek?
Yoksa Elif Köse’yi, Cumhur Onkardeşler’i ve Ali Yavuz’u görev ve sorumlulukları çerçevesinde ortak bir çalışma düzeninde buluşturabilecek mi?
İl başkanlığının ağırlığı işte böyle zamanlarda ortaya çıkar.
Seçimi birlikte kazandığınız isimlere gerektiğinde sınır koyabilmek,
Sizi desteklemeyenlerin hakkını da gözetebilmek gerekir.
CHP’den gelen kadroların yeni bir partide buluşması, geçmişin siyasi alışkanlıklarını kendiliğinden ortadan kaldırmıyor.
Eski kırgınlıklar yeni ittifakların temelini oluşturuyorsa,
Değişen tabelanın arkasında aynı mücadele devam ediyor demektir.
Bugünkü görüntüye ilişkin tablo da şimdilik budur.
Safranbolu’da Elif Köse üzerinden geçmişin hesabının açılması,
Merkez ilçede ise Ali Yavuz’un seçim tercihinin bir dışlama gerekçesine dönüştürülmesi.
Erdal Demir’in nasıl bir il başkanı olacağını, yalnızca yanında duranlara ne kazandırdığı değil,
Karşısında duranlara nasıl davrandığı da gösterecek.
Aynı zamanda kendi siyasi ömrünü de belirleyecek.
