33 Yıllık gazetecilik hayatımda bir Basın Savcısı tanıdım, o da Oğuz Yılmaz ve kendisine Karabük basını adına teşekkür ediyorum.

1993 yılında, yerel televizyonlar furyasının en hareketli döneminde basın hayatına adım attım.

Tam 33 yıl oldu…

Bu 33 yıl boyunca basın sektöründen hiç kopmadım.

Meslek hayatımın büyük bölümü Karabük’te geçti.

Ancak geçen seneye kadar, Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde görev yapan bir Basın Savcısını yakından tanıma fırsatım hiç olmamıştı.

Elbette görevli Basın Savcıları vardı, ama hiçbirisiyle tanışma, konuşma, istişare etme imkanı bulamadık.

Basın Savcısının, basınla ilişkileri nasıl olmalıdır hep merak ederdim.

Fakat basın ile adliye arasında hep bir mesafe vardı.

Ta ki geçen yıla kadar…

Karabük Adliyesi’nde görev yapan Basın Savcısı Sayın Oğuz Yılmaz ile tanışmamız, bu anlamda bir dönüm noktası oldu.

Basın camiasında faaliyet gösteren birçok arkadaşımızı kısa bir zaman zarfında tek tek aradı, her birimizle birebir tanıştı.

Şahsım da dahil tüm basın mensuplarına, habercilikte yasal sınırlar konusunda sürekli uyarılarda bulundu.

Bunu yaparken de üstten bakan bir tavırla değil, adeta bir meslektaşımız gibi samimi ve yapıcı bir üslupla yaklaştı.

Danışmamız gereken bir konu mu var?

Oğuz Savcıyı sorduk.

Aklımıza takılan bir şey mi oldu?

Yine Oğuz Savcıyı aradık.

Bir kez olsun herhangi bir basın mensubuna sert konuştuğunu, kalp kırdığını ne gördüm, ne de duydum.

Aksine, gerektiğinde “Bak, bu yaptığın ya da yapacağın haber yasal sınırları aşabilir, dikkatli ol” diyerek uyarılarda bulundu.

Yeri geldi, “Beni günün her saatinde arayabilirsiniz” dedi.

Gerçekten de gecenin bir vakti telefonlarımıza ve attığımız mesajlara dahi cevap verdi.

Bugün Karabük’te görev yapan birçok basın çalışanı, aklına takılan bir konuda rahatlıkla Oğuz Savcıyı arayabiliyor.

İsterse yanına gidip bir bardak çayını da içebiliyor.

Odasının kapısı tüm basın mensuplarına her zaman açık oluyor.

Basın mensuplarına elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışan Oğuz Savcı, bana mesleğimin 32. yılında bir Basın Savcısının ne iş yaptığını ve basınla ilişkilerin nasıl olması gerektiğini fiilen göstermiş oldu.

Şimdi kendisi Ankara’ya atandı.

Hem de Ankara’da bulunan 400 Savcının sadece 8 tanesinin görev aldığı “Örgütlü Suçlar Soruşturma Savcısı” olarak atandı.

Evet, gazetecilik hayatımın 32. yılında bir Basın Savcısı tanıdım ve iyi ki tanıdım.

Dilerim bundan sonra göreve gelecek Basın Savcıları da bu yaklaşımı sürdürür.

Oğuz Savcıyı aratmazlar demek isterim…

Karabük basını olarak, Teşekkürler Oğuz Savcım.