Karabük'te karla mücadelede yetersiz kaldık. Peki ya daha büyük bir yaşanabilecek olası doğa olayında ne yapacağız?

Türkiye’nin birçok bölgesinde olduğu gibi Karabük genelinde de son yılların en yoğun kar yağışlarından biri yaşandı.

Dört gün önce aniden başlayan yağışla birlikte bazı bölgelerde kar kalınlığı bir metreyi buldu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün bu durumu günler öncesinden duyurmuş olması ise yaşananların “sürpriz” olmadığını açıkça ortaya koydu.

Elbette bu denli yoğun kar yağışı, özellikle yaz aylarında yaşanabilecek su sıkıntılarını azaltması bakımından sevindirici bir gelişme.

Ancak madalyonun öteki yüzünde, günlük hayatı felce uğratan ciddi sorunlar yer aldı.

Şehir merkezlerinde birçok mahalle yolu uzun süre ulaşıma kapalı kaldı.

Köy yollarının büyük bölümü kullanılamaz hale geldi.

Karabük’ün Bartın, Eskipazar, Kastamonu ve Yenice bağlantı yolları zaman zaman ulaşıma kapandı.

Eflani ilçe yolunun iki gün boyunca ulaşıma kapalı kalması, sorunun boyutunu açıkça gösterdi.

Karabük ve Safranbolu Belediyeleri, ana arterleri açık tutma konusunda kısmen başarılı olsa da mahalle aralarında aynı etkinlik sağlanamadı.

Karayolları Safranbolu Şubesi karla mücadelede yetersiz kaldı.

Belediyeler şehir içinde, İl Özel İdaresi ise köy yollarında beklentilerin gerisinde kaldı.

Kar yağışıyla birlikte enerji nakil hatlarında yaşanan arızalar da ayrı bir mağduriyet yarattı.

Çok sayıda köy ve şehir merkezinde elektrik kesintileri saatlerce, bazı köylerde ise günlerce sürdü.

Karabük Valiliği’nin, özellikle kar yağışının ilk günlerinde köy yollarının durumu hakkında kamuoyunu bilgilendirmekte yavaş kalması da eleştirilen bir diğer husus oldu.

“Elbette kar yağışı olağanüstüydü, bundan ne beklenebilirdi?” diyenler olabilir.

Ancak asıl dikkat çekilmesi gereken nokta tam da burası...

Böylesine öngörülebilir bir doğa olayında yetersiz kalınıyorsa, bundan daha büyük bir doğa olayı veya afet karşısında nasıl bir tabloyla karşılaşacağımızı düşünmek bile ürkütücü.

Kriz masalarının kurulması ve kurumların eş güdüm içinde çalıştığı yönündeki açıklamalar kağıt üzerinde olumlu görünse de sahadaki tablo bu söylemleri desteklemedi.

Dünyanın birçok ülkesinde, bu yağışın katbekat fazlası her yıl yaşanırken, yaşamın bu denli aksamasını sadece “doğa olayı” ile açıklamak mümkün değildir.

179 köy yolu kapalıyken, “99 köy yolu ulaşıma açıldı” şeklindeki açıklamalar, yaşanan yetersizliği örtme çabasından öteye gitmemektedir.

Asıl sorulması gereken soru şudur;

Bu kar yağışından daha büyük bir doğa olayı yaşandığında ne yapılacaktır?

Hiç kimse kusura bakmasın;

Sonuç olarak Karabük, bu sınavdan top yekûn sınıfta kalmıştır.