Ne idiğü belirsiz bir tip, silik siyasi kimliğine güvenip, fikir fukaralığına lağım düşüncelerini da katarak, aklı sıra birilerine fedailik yapmaya kalkmış.
Adam ülke genelinde % 0.98 oy oranı olan bir siyasi partinin hasbel kader il başkanı olmuş ama kimse tanımaz, bilmez.
Partisinin sosyal medya hesabından bir şeyler yazmış.
Karabük basının içinde 30-40 yılını vermişleri klavye delikanlısı olarak tanımlamış.
İnsanın fikri neyse, zikri de odur ya...
Kendince daha bir çok yakıştırmalar yapmış.
Ama fikir fukarası olduğu, yazısından o kadar belli ki,
Bir de lağım düşüncesini de yansıtmış.
Üniversite rektörüne aklı sıra sahip çıkmış.
Böyle tipler pavyon fedailiğine alışıktır.
Adama, ki kaldı ki seni aynı tanıma koymak ta ayrı bir zul ama sorarlar;
'Hayırdır sen kimsin' diye.
Senin sanal fedailiğini yaptığın rektörün kapısına gidip, üniversitedeki bazı eş, dostunu daha iyi yerlere getirmek için kaç kere kuyruk salladığını biz bilmiyor muyuz sanki.
Demek ki ya işini halletti, yada halletsin diye şimdi fırsat bilip hırlıyorsun.
Senin pavyon fedaisi bir tip olduğunu genel başkanın görebilseydi eminim ki o silik koltuğuna oturtmazdı.
Ha bir de o çakma mafyavari pozlarını kendine de çok güzel yakıştırmışsın.
Şu mübarek Ramazan ayında bu satırları bize yazdırıyorsun ya...
Hak etmesen hiç tarzımızı bozmazdık ve seni de bir şey yerine koymazdık.
Bu millet için canını vermiş, vatan evladı rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu sağ olsaydı, senin gibi tipleri partisinin kapısından içeri bile sokmazdı.
Allah'tan bu şehirde yok hükmündesin de aktif siyaset potasında değilsin.
Bu vasıflarınla zaten istesen de olamazdın.
Sana söyleyecek çok söz var da, bu kadar günaha girdiğimiz yeter.
