Karabük Üniversitesi Rektörü Fatih Kırışık, göreve geldiği iki yılı aşkındır kendini nereden nereye getirdiğini bir gözden geçirmeli mi?

Karabük Üniversitesinin Rektörü Fatih Kırışık.

Evet…

Bu isim son aylarda, hatta son birkaç yıldır yerel ve ulusal basında sık sık gündeme geliyor.

Bir kronoloji yapalım;

İlk rektör olduğunda şehirdeki hiçbir etkinliğe, bayramlaşmaya katılmıyordu.

Sonra her etkinlikte en ön saflarda yer almaya başladı.

Kendisinden randevu almak, tabiri caizse Cumhurbaşkanından randevu almaktan daha zordu.

Kolay kolay kimseyle görüşmüyordu.

Bu yönde basında eleştiriler başlayınca, makamının kapısını herkese açtı.

Adeta sokaktan geçeni çevirip, makamına davet etti.

Sayın Kırışık, birçok konuyla ilgili de yerel ve ulusal basında defalarca gündeme geldi.

Mesela bir çırpıda sayarsak;

1 Milyon Lirayı bulan aylık maaş iddiasıyla gündeme geldi.

Evinde değil de, bir süre üniversitenin uygulamalı otelinde kaldığı gündeme geldi.

Eşiyle boşanma sürecine girdiği gündeme geldi.

Yine Rektörün eşi Ebru Kırışık, darp edildiği iddiası ile Karabük’te hastanenin acil servisine başvurduğu gündeme geldi.

Ve hala Bayan Kırışık, neden darp edildiği iddiasıyla hastaneye gitti ve kim tarafından darp edildi belirsizliğini koruyor.

İstanbul, Üsküdar da bir gece yarısı makam minibüsüne bir kadının bindiği iddiası gündeme geldi.

Tıp Fakültesine ve Diş Hekimliği Fakültesinin Dekanlıklarına birer Veteriner atadığı gündeme geldi.

Ve hatta bu liyakatsiz atamalar ülke genelinde günlerce çok tartışıldı.

En son olarak, Üniversite adına yapılan Sosyo Fest, İlahiyat Fest, Sağlık Fest gibi festivallerin isim tescil haklarını Karabük Üniversitesi adına değil de, Türk Patent Enstitüsünden kendi şahsi adına tescil ettirdiği gündeme geldi.

Yerel ve ulusal basında yer alan bu konuların bazıları yalanlandı, bazılarına sessiz kalındı.

Bu konulara yer veren basın yayın kuruluşlarına karşı Karabük yerel basınında ayrıştırma yaparak, basının bir kesimini yanına çekmeye çalıştı.

Kendisini eleştiren bu tür haberlere yer veren yerel basına ambargo uyguladı.

Üniversitenin haber e-mail listesinden çıkarıldı, kampüsü içine alınması yasaklandı, basın için verilen etkinliklere davet edilmediler.

Ve hala daha bu ambargo devam ediyor.

Rektör Kırışık, bu kadar skandallarla gündemde hep yerini korudu.

Yarın acaba nasıl bir skandal ile gündeme gelecek, orasını bilemeyiz.

Belki de asıl soru tam da burada başlıyor.

Peki, basında ve ülke gündeminde bu kadar skandal konularla gündeme gelen bir kamu üniversitenin rektörüne YÖK nasıl bakıyor?

En önemlisi ise Cumhurbaşkanlığı nasıl bakıyor?

‘Aferin Rektör Efendi. Sen neymişsin meğer’ mi diyecekler kendisine?

Tüm bunları başarmakta ayrı bir marifet sayılır.

Bu nedenle, ironiyi bir kenara bırakmadan sormak gerekiyor,

Peki, bu hikâyenin sonunda kazanan kim olacak?

Ve daha da önemlisi…

Kaybeden kim olacak?

Rektör Kırışık’a şimdi soralım…

Ne ara ve nasıl buraya kadar getirdin bu süreci?

Aferin Rektör Efendi…