10. Uluslararası Safran Festivali’nin son gününde düzenlenen “Çiçekten Kırmızı Altına” etkinliği, vatandaşları ve öğrencileri safran tarlasında buluşturdu. Hasat ve ayıklama aşamalarının uygulamalı gösterildiği buluşmada, bir gram safran için yaklaşık 150–180 çiçeğin işlenmesi gerektiği anlatıldı.
Safranbolu’da dört gün boyunca gerçekleştirilen 10. Uluslararası Safran Festivali, Yukarıçiftlik köyünde düzenlenen safran hasadı ve ayıklama buluşmasıyla tamamlandı. İsmail Yılmaz’ın safran çiftliğinde gerçekleştirilen “Çiçekten Kırmızı Altına” etkinliğinde katılımcılar, safranın tarladan baharata uzanan emek dolu yolculuğunu yakından tanıdı.
Etkinliğe Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, Karabük İl Emniyet Müdürü Osman Tınmazol, Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Başkanı Şefik Dizdar, belediye başkan yardımcıları, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Bir Gram Safranın Arkasında Yüzlerce Çiçek Var
Etkinlikte üretim sürecini anlatan Ziraat Mühendisi Mine Yılmaz, yaz döneminde dikilen safran soğanlarının ekim ayında çiçek vermeye başladığını söyledi. Çiçeklenmeyle birlikte hasat döneminin açıldığını belirten Yılmaz, toplama ve ayıklama işlemlerinin günlük olarak yapıldığını aktardı.
Safran baharatının, çiçeğin içindeki üç kırmızı tepeciğin özenle ayrılmasıyla elde edildiğini anlatan Yılmaz, katılımcılara ayıklama işlemini uygulamalı gösterdi.
Yılmaz, safranın değerini ortaya koyan üretim sürecini şu sözlerle anlattı:
“Yaklaşık 150–180 çiçeği tek tek ayıklayıp kuruttuğumuzda yalnızca bir gram safran elde edebiliyoruz. Bizim için çok kıymetli, çok değerli bir bitki.”
Ayıklanan kırmızı tepeciklerin kurutulmasıyla safran baharatının elde edildiğini belirten Yılmaz, kendi uygulamalarında yaklaşık 25 derecelik oda sıcaklığında 12–15 saatlik kurutma önerdiklerini ifade etti.
Elif Köse: “Elimizdeki Kıymete Sahip Çıkmamız Lazım”
Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse ise festivalin ilk üç gününde safranın bilimsel çalışmalar ve gastronomi başta olmak üzere farklı yönleriyle ele alındığını söyledi. Şeflerin ve katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinliklerin, Safranbolu safranının tanıtımına katkı sunduğunu belirtti.
Safranbolu’da yetişen safranın özelliklerine dikkat çeken Köse, bölgenin bu değerinin korunması gerektiğini vurgulayarak, “Bizim elimizdeki kıymete, değere sahip çıkmamız lazım” dedi.
Köse, Safranbolu safranını dünyada daha geniş kitlelere tanıtmak için çalışmaları sürdüreceklerini ifade etti.
Safranlı Yemekler İçin Esnafla Çalışma Yapılacak
Festivalin gastronomi etkinliklerinden çıkan sonuçlara da değinen Köse, Safranbolu’daki restoranların menülerinde safranlı yemeklere daha fazla yer verilmesini beklediklerini söyledi.
Bu konuda esnaf odası başkanıyla çalışma yapacaklarını belirten Köse, safranın yerel mutfakta kullanımını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini dile getirdi. Gelecek festivallerde gastronominin yanı sıra safranın farklı kullanım alanlarını da öne çıkararak etkinliklerin içeriğini zenginleştireceklerini kaydetti.
Öğrenciler Safranı Tarlada Tanıdı
Kapanış etkinliğine katılan öğrenciler, safran çiçeğinin toplanmasını ve içindeki kırmızı tepeciklerin ayrılmasını yerinde görme fırsatı buldu.
Çocukların yaşadıkları şehrin değerlerini tanımasının önemine değinen Köse, öğrencileri etkinlikle buluşturan öğretmenlere ve ilgili kurumlara teşekkür etti.
Gelecek kuşakların bu mirası sürdürebilmesi için safranı tanıması gerektiğini belirten Köse, şöyle konuştu:
“Gençlerimizin, çocuklarımızın kendi değerlerimizi, bu şehrin değerlerini tanıması, onlara sahip çıkması çok kıymetli.”
Festivalin Finalinde emek ön plana Çıktı
“Çiçekten Kırmızı Altına” buluşması, safranın yalnızca ekonomik değerini değil, üretimin her aşamasında gereken emeği de görünür kıldı. Tarladan toplanan çiçeklerin tek tek ayıklandığı etkinlikte katılımcılar, küçük miktarda baharat elde etmek için yürütülen hassas çalışmaya tanıklık etti.
Safran yetiştirmenin ve hasat sonrasındaki işlemlerin zahmetli olduğunu vurgulayan Köse, ürünün yüksek değeriyle bu emeğe karşılık verdiğini ifade etti. Festival, hasat ve ayıklama uygulamasıyla sona erdi.





