Günlük hayatta karşılaşılan sorunları, geçmişte söylenen bir cümleyi veya gelecekte yaşanma ihtimali olan aksilikleri saatlerce, hatta günlerce düşünüyorsanız her şeyi kafaya takıyor olabilirsiniz.

Toplum arasında ‘’her şeyi kafaya takmak’’ olarak adlandırılan bu durum, psikoloji literatüründe aşırı düşünme ve ruminasyon kavramlarıyla açıklanan derin bir psikolojik süreçtir. Bazı insanlar olayları akışına bırakabilirken bazıları zihninin içinde aynı senaryoyu defalarca düşünmeye devam eder, bu durum kişiyi yorar, yıpratır ve tükenmesine neden olur.

İnsan zihni yapısı gereği sorunlar çözmeye yatkındır. Ortada bir sorun olduğunda o sorunun çözümünü bulmak için çokça düşünmeye başlar, alternatif çözüm yolları geliştirmeye çalışır. Ancak bazen bir çözüm üretmekten ziyade sorunun etrafında dönüp durmaya başlar ve orada takılı kalır. Araştırmalar, bu durumun sadece bir kişilik özelliği olmadığı aynı zamanda bilişsel bir alışkanlık olduğunu gösteriyor.

Sürekli bir şeyleri kafaya takmak, vücudun savaş ya da kaç mekanizmasını kronik olarak aktif tutar. Bu durum uzun vadede ruhsal ve fiziksel sorunlar doğurabilir.

Geçmişte yaşanan olayları sürekli zihinde canlandırmak, küçük detaylara aşırı anlam yüklemek, insanların söyledikleri ve davranışlarını fazlaca analiz etmek, gelecek ile ilgili sürekli olumsuz senaryolar kurmak ve zihni susturamama hissi yaşanan bu durumun en belirgin özelliklerindendir.

Ayrıca kronik yorgunluk, uyku bozukluğu, mide ağrıları, kas gerginlikleri, zihin karışıklığı her şeyi kafaya taktığınızın bir göstergesi olabilir!

Her şeyi kafa takmayı geride bırakmak elbette kısa vadede mümkün olmayabilir ancak çeşitli tekliklerle süreklilik sağlanması halinde yaşam kalitesini ciddi düzeyde arttırarak sorunu kontrol altına alabilmek mümkün.

· 5 yıl kuralı: kendinize soracağınız ‘’bugün kafaya taktığım bu olay 5 yıl sonra benim için hala önemli olacak mı ?’’ sorusuna vereceğiniz yanıt eğer hayırsa, bu durum için harcadığınız enerjiyi sınırlamayı denemelisiniz.

· 15 dakika kuralı: zihninize gün içinde sadece 15 dakikalık kaygı randevusu verin. Gün boyu aklınıza gelen tekrarlayıcı düşünceleri o saate ertelemeyi deneyin. Zamanı geldiğinde üzerinde düşünün ve süre bittiğinde günlük hayatınıza dönmeyi deneyin.

Uzman Klinik Psikolog Kaan Üçyıldız,'Her şeyi kontrol edebilmek mümkün değildir. insanın kontrol edebileceği şeyler olduğu gibi bazı şeyleri de kontrol edemediğini hatırlamak gerekir. Kişi, kendi etki alanı dışındaki olayları başkalarının ne düşündüğü, geçmiş hatalar gibi değiştiremeyeceğini kabul ettiğinde zihinsel özgürlük başlar. Her şeyi kafaya takma noktasında artık yönetilmesi zor bir süreç başladıysa, kişinin işlevselliğini ve iki ilişkileri zarar görüyorsa mutlaka bir destek alınması gerekmektedir.'dedi.

Kaynak: Hülya Yıldırım