UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Karabük'ün Safranbolu ilçesindeki tarihi evlerin ve konakların çatılarında bulunan geyik boynuzları, yangından ve nazardan korunma inancının yanı sıra Türk mitolojisinden İslamiyet sonrası erenler kültürüne uzanan köklü bir kültürel mirası yansıtıyor.

Osmanlı döneminin mimari dokusunu ve yaşam kültürünü günümüze taşıyan Safranbolu'da, tarihi evlerin çatılarında sergilenen geyik boynuzları, geçmişten günümüze aktarılan inanışların izlerini taşıyor.

Tarihçi-yazar Mehmet Kütükçüoğlu, geyik boynuzlarının evlerin çatılarında koruyucu bir sembol ve nazarlık olarak kullanıldığını belirterek, Safranbolu evlerinin karşı karşıya olduğu en büyük tehlikelerden birinin yangın olduğunu söyledi.

Geyik boynuzlarının Allah'a sığınma ve korunma dileğinin sembolü olarak çatılara asıldığını ifade eden Kütükçüoğlu, bazı evlerde ise "Ya Hafız" ve "Maşallah" yazılarının yanı sıra ibrik ve kuş figürlerinin de aynı amaçla kullanıldığını kaydetti.

Safranbolu'nun yalnızca Osmanlı döneminin mimari özelliklerini değil, binlerce yıllık kültürel birikimi de yansıttığını vurgulayan Kütükçüoğlu, ilçenin tarihi ve kültürel zenginliğinin farklı inanışların izlerini taşıdığını dile getirdi.

Geyik, Eski Türk İnanışlarında Yol Gösterici Olarak Görülüyor

Eski Türk inanışlarında geyiğin göksel yolculuk ve Gök Tanrı'ya ulaşma düşüncesiyle ilişkilendirildiğini anlatan Kütükçüoğlu, “Eski Türk inanışında geyik göksel yolculuklarda, Gök Tanrı’ya ulaşmada aslında önemli bir araçtır, aracıdır. Yani geyik üzerinden Gök Tanrı’ya ulaşırdı eski Türkler. İşte böyle bir ortamda geyiğin biz kurban edildiğini, geyiğin göksel bir yolculukta kullanıldığını biliyoruz ama geyik aynı zamanda bir yol gösterici bir mahiyet de vardır” ifadelerine ter verdi.

Türklerin İslamiyet'i kabul etmesinin ardından geyik figürünün erenler ve derviş kültüründe de varlığını sürdürdüğünü aktaran Kütükçüoğlu, Safranbolu ve çevresinde anlatılan efsanelerin bu kültürel sürekliliği ortaya koyduğunu ifade ederek bölgedeki Bahadır Gazi, Baha Gazi veya Bahattin Gazi adıyla anılan şahsiyetlerle ilgili anlatıların yanı sıra Göğeren Türbesi çevresinde Abdullah Efendi'yle ilişkilendirilen geyik efsanelerinin bulunduğunu belirten Kütükçüoğlu, Eflani, Küre-i Hadid ve Çalışlar'da da geyiklerle ilgili hikaye ve rivayetlerin anlatıldığını kaydetti.
Bu anlatıların geçmişten gelen ortak kültürel hafızanın İslamiyet sonrasında farklı biçimlerde yaşatıldığını gösterdiğini vurgulayan Kütükçüoğlu, geyik figürünün Türk kültüründeki yerinin farklı coğrafyalarda çeşitli şekillerde ortaya çıktığını dile getirdi.

Geyik Efsaneleri Bölgenin Kültürel Hafızasında Yaşıyor

Safranbolu ve Karabük çevresinde anlatılan efsanelerden birinin de Baha Gazi'nin Aladağ'dan geyiklerin taşıdığı odunlarla köprü yaptırması olduğunu aktaran Kütükçüoğlu, rivayete göre köylülerin geyiklerin odun taşıdığını görmesi üzerine hayvanların gizemli şekilde ortadan kaybolduğunu anlattı.

Efsanede, sırrının açığa çıkması üzerine Aladağ'a yönelen Baha Gazi'nin eşinden peşinden siyah bir dana göndermesini istediğini belirten Kütükçüoğlu, dananın öldüğü yerin mezarının bulunduğu yer olarak kabul edildiğini ifade etti.

Eski Türk inanışlarında dananın da yol gösterici bir anlam taşıdığına dikkat çeken Kütükçüoğlu, geyik, turna ve dana gibi hayvanların anlatılarda öne çıkmasının Türk mitolojisinin izlerini yansıttığını kaydetti.

Kütükçüoğlu, Ahmet Yesevi'nin turna, Hacı Bektaş Veli'nin güvercin, Abdal Musa'nın ise geyik donuna girdiğine ilişkin anlatıların da hayvan figürlerinin manevi anlamlarını ortaya koyan örnekler arasında yer aldığını belirtti.

Safranbolu evlerinin çatılarındaki geyik boynuzlarının bütün bu kültürel katmanları bir araya getirdiğini vurgulayan Kütükçüoğlu, “Safranbolu üzerinde, çatılarda bir nazarlık gibi sallanan geyik boynuzları, kimi zaman bir şamanın davulunun tokmağı oluyor, kimi zaman da bir evin çatısında Tanrı’ya sığındığımız bir nazarlık haline geliyor. Çünkü bu evlerin en büyük düşmanı ateştir. Yangından korunmak için geyik boynuzu bir dua yerine geçiyor” dedi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)