Tüm Emeklilerin Sendikası, 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekti. Sendika, en düşük emekli aylığının en düşük memur maaşına eşitlenmesini ve bütün emeklilere seyyanen artış yapılmasını istedi.

Tüm Emeklilerin Sendikası, 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü kapsamında yayımladığı açıklamada, gelir dağılımındaki eşitsizlikleri ve emeklilerin ekonomik sorunlarını gündeme taşıdı.

Türkiye’de milyonlarca emeklinin barınma, beslenme ve sağlık giderlerini karşılamakta zorlandığını belirten sendika, yoksulluğun ekonomik ve siyasal tercihlerden kaynaklandığını savundu.

Açıklamada, “Bir tarafta servetini büyütenler, diğer tarafta yıllarca çalıştığı hâlde kirasını ödeyemeyen, sofrasına yeterli gıda koyamayan, ilaç parasını hesaplamak zorunda kalan milyonlar var. Bu tablo ne tesadüftür ne de kaderdir” ifadelerine yer verildi.

EKONOMİ POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ

Sendika, AK Parti iktidarının özelleştirme, piyasalaştırma ve sermaye odaklı olarak nitelendirdiği ekonomi politikalarını eleştirerek, mevcut gelir dağılımında iktidarın siyasi sorumluluğu bulunduğunu ileri sürdü.

5510 sayılı Kanun’la emeklilik sisteminde yapılan değişikliklerin ve aylık bağlama oranlarındaki düşüşün emeklilerin gelir kayıplarında etkili olduğunu savunan sendika, geçici aylık artışları ve sosyal yardımların kalıcı çözüm sağlamadığını ifade etti.

Sorunun yalnızca emekli aylıklarının düşüklüğünden ibaret olmadığı belirtilen açıklamada, toplumsal zenginliğin daha adil paylaşılması gerektiği vurgulandı.

“YOKSULLUĞU ÜRETEN DÜZEN DEĞİŞMELİ”

Yoksullukla mücadelenin belirli günlerde yapılan açıklamalar ve yardım paketleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten sendika, kamusal hizmetlerin güçlendirilmesini istedi.

Emeklilerin yıllarca üretimin ve kamu hizmetlerinin farklı alanlarında çalışarak ülkenin gelişimine katkı sunduğu hatırlatılan açıklamada, şu değerlendirme yapıldı:

“Biz emekliler yalnızca daha yüksek aylık isteyen bir toplumsal kesim değiliz. Bizler, bu ülkenin fabrikalarında, tarlalarında, madenlerinde, okullarında, hastanelerinde ve bütün üretim alanlarında yıllarca çalışarak toplumsal zenginliği yaratan kuşağız.”

EMEKLİLERDEN ORTAK MÜCADELE VURGUSU

Emeklilerin taleplerinin işçilerin insanca ücret, gençlerin gelecek, kadınların eşitlik ve çiftçilerin üretim mücadelesiyle ortak bir zeminde buluştuğunu belirten sendika, örgütlü mücadele çağrısında bulundu.

Açıklamada demokrasi, özgürlük, eşitlik, laiklik, kamuculuk ve sosyal adalet taleplerinin insanca yaşam hakkının ayrılmaz parçaları olarak görüldüğü ifade edildi.

Sendika, emeklilerin söz ve karar sahibi olduğu, örgütlenme hakkının güvence altına alındığı ve toplumsal kaynakların halkın yararına kullanıldığı bir Türkiye istediklerini bildirdi.

2027 BÜTÇESİ İÇİN TALEPLERİNİ SIRALADILAR

2027 bütçesinin emeklilerin beklentilerinin karşılanması açısından önemli bir sınav olacağını belirten Tüm Emeklilerin Sendikası, taleplerini şöyle sıraladı:

- Emeklilerin gelir kayıplarının giderilmesi.

- 5510 sayılı Kanun’un emekliler aleyhine olduğu belirtilen hükümlerinin kaldırılması.

- En düşük emekli aylığının en düşük memur maaşına eşitlenmesi.

- Bütün emeklilere seyyanen artış yapılması.

Bu taleplerin kalıcı biçimde karşılanabilmesi için sosyal güvenliğin bir maliyet kalemi olarak değil, toplumsal hak olarak ele alınması gerektiği savunuldu.

“EMEĞİN YARATTIĞI ZENGİNLİK HALKIN OLMALIDIR”

Açıklamasını dayanışma ve mücadele mesajıyla tamamlayan sendika, emeklilerin ve emekçilerin yarattığı zenginliğin herkesin insanca yaşamının güvencesi olması gerektiğini belirtti.

“Yoksulluk kader değildir. Yoksulluk, değiştirilebilir ekonomik ve siyasal tercihlerin sonucudur” ifadelerinin kullanıldığı açıklama, “Yoksulluğu değil, yoksulluğu üreten düzeni değiştireceğiz” sözleriyle sona erdi.

Kaynak: Haber Merkezi