Ramazan ayında yapılan bilinçsiz beslenme tercihleri, yalnızca mideyi değil, diz ve omurga sağlığını da tehdit ediyor.
“Uzun Açlıkta İlk Kaybedilen Kas Dokusudur”
Sahurun atlanması düşündüğümüzden daha ciddi sonuçlar doğurabilir.Uzun süreli açlıkta ilk kaybedilen kas dokusudur. Kas zayıflığı diz ve bel üzerindeki yükü artırır. Özellikle bel fıtığı, diz kireçlenmesi ve omurga problemleri olan kişilerde ağrılar artabilir.Sahurda mutlaka protein, lif ve sağlıklı yağ kombinasyonu yapılması gerekir.
''İftarda Aşırı Yemek Omurgayı Zorluyor ! ''
İftarda hızlı ve fazla yemek yemek mide basıncını artırır.Mide doluluğu arttıkça diyafram yukarı itilir. Bu durum omurga rahatsızlığı olan kişilerde bel ve sırt ağrısını tetikleyebilir. Kızartma ve ağır yağlı yemekler ise hem reflüyü artırır hem de kas-iskelet sistemi üzerinde olumsuz etki oluşturur.
''Tuz ve Şeker Eklemleri Etkiliyor''
Aşırı tuz tüketimi ödem oluşturur ve eklem içi basıncı artırabilir.Şekerli sahur tercihleri de gün içinde halsizlik ve kas zayıflığına yol açabilir.
''Su Tüketimi Hayati Önem Taşıyor !''
Ramazan’da en sık yapılan hatalardan biri yetersiz su tüketimidir. Susuzluk; baş ağrısı, eklem sertliği ve performans düşüşüne neden olabilir. Sahurda en az 2–3 bardak su içilmeli, iftar ile sahur arasında 2–2,5 litre su hedeflenmelidir. Gazlı ve aşırı kafeinli içecekler sıvı kaybını artırabilir.
“Ramazan Sağlığı Bozmak Değil,Korumak İçin Bir Fırsat Olabilir”
Doç. Dr. Ahmet İnanır, Ramazan’ın doğru planlandığında kas-iskelet sistemi için risk değil, fırsat olabileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Bilinçli beslenme ile hem enerji korunur hem de eklem ve omurga sağlığı desteklenir. Ramazan’da önemli olan miktar değil, denge ve doğru kombinasyondur.” dedi.





