Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Karabük ziyareti kapsamında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Arıkan; ekonomi, adalet, seçim sistemi, yerel basının sorunları, Batı Karadeniz’deki göç ve olası siyasi iş birlikleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Safranbolu’daki Pikniğe Katıldı

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Karabük İl Başkanlığı tarafından Safranbolu Kent Ormanı’nda düzenlenen Geleneksel Saadet Pikniğine katıldı.

Programın ardından Arıkan, Karabük Gazeteciler ve İletişim Derneği Başkanı ve BRTV Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çetinkaya’nın piknik alanına yakın evine konuk oldu.

Çetinkaya’nın evinin bahçesinde gerçekleşen buluşmaya gazetecilerden Karabük Gündem’den Semih Gülen, Karabük Haber Merkezi’nden Mehmet Aşar ve Karabük Net Haber’den Ergün Başkaya da katıldı. Arıkan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

“Karabük’e Gelmişken Uğramadan Gitmek Olmazdı”

Mehmet Çetinkaya, Arıkan’ı evinde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek programda Karabük, Zonguldak, Bartın, Kastamonu ve Düzce il başkanlarıyla Genel Merkez yöneticilerinin de bulunduğunu belirtti.

Arıkan ise gösterilen misafirperverlik için teşekkür ederek şunları söyledi:

“Karabük’e gelmişken size uğramadan gitmek olmazdı. Kongremizden sonra Genel Merkezimize gelerek hayırlı olsun ziyaretinde bulunmuştunuz. Biz de Karabük’te halkımızla buluşmak için buradaydık. Gelmişken sizleri ziyaret etmek istedik. Bizleri en güzel şekilde ağırladınız. Hanımefendiye ve katkı sunan değerli komşularınıza çok teşekkür ediyorum. Bir misafir geldiğinde komşuların kısa süre içerisinde yardımlaşma ve dayanışma örneği göstererek kalabalık bir misafir grubunu ağırlaması büyük bir maharettir.”

“Türkiye’nin Arzu Ettiği Bir Fotoğraf Ortaya Çıktı”

Geleneksel Saadet Pikniğini değerlendiren Mahmut Arıkan, programa gösterilen yoğun ilgiden memnun olduklarını ifade etti.

Saadet Partisi Karabük İl Başkanı Aziz Sarıbaş’a, çevre illerden gelen teşkilat yöneticilerine ve katılımcılara teşekkür eden Arıkan, beklediklerinden daha büyük bir kalabalıkla karşılaştıklarını söyledi.

Arıkan, “Belediye başkanının siyasi nezaket göstererek programa katılması, farklı siyasi partilerin il ve ilçe başkanlarının burada bulunması Türkiye’nin arzu ettiği bir fotoğraftı. Ramazan ayında düzenlediğimiz iftar programında da iktidar ve muhalefet partilerini aynı sofranın etrafında buluşturmuştuk” dedi.

“Siyasi Çekişmeler Yerine Birlikte Hareket Edilmeli”

Türkiye’nin içinden geçtiği süreçte siyasi partiler arasındaki çekişmelerden daha önemli meseleler bulunduğunu belirten Arıkan, şöyle konuştu:

“Bugün Türkiye’de A partisinin B partisiyle çekişmesinden ziyade, bir araya gelerek emperyalizmin bölgemizdeki planlarını bozmak önceliğimiz olmalıdır. Türkiye’de demokrasinin tam anlamıyla işler hâle getirilmesi gerekiyor. İnsanların adaletten ürkmediği, adliye koridorlarında ‘Haklı olduğum bir davayı acaba kaybeder miyim?’ tedirginliği yaşamadığı bir sistem inşa etmeliyiz.”

“2026 Türkiye’si Öngörülemeyen Bir Ülke Hâline Geldi”

Arıkan, 2026 Türkiye’sini “öngörülemeyen bir Türkiye” sözleriyle tanımlayarak vatandaşların gelecek kaygısı yaşadığını savundu.

Yaşanan sorunların siyaset mekanizması tarafından ortaya çıkarıldığını ileri süren Arıkan, çözümün de yine siyaset yoluyla bulunabileceğini ifade etti.

Arıkan, “Muhtemelen önümüzdeki yıl, yani 2027, seçim yılı olacak. Saadet Partisi olarak kuracağımız birlikteliklerle milletimize öngörülebilir bir Türkiye sunmak istiyoruz. Türkiye’nin hak ettiği yaşam standartlarına kavuşmasını hedefliyoruz” diye konuştu.

Ekonomide Gelir Dağılımı Vurgusu

Türkiye’nin yer altı ve yer üstü kaynakları bakımından büyük bir zenginliğe sahip olduğunu belirten Arıkan, yaşanan ekonomik sıkıntıların temelinde gelir dağılımındaki adaletsizliğin bulunduğunu söyledi.

Eğitimden sağlığa kadar birçok alanda sorun yaşandığını savunan Arıkan, mevcut yönetim anlayışının artık sürdürülemez hâle geldiğini ileri sürdü.

Arıkan, “Bütün sorunların toplamına baktığımızda mevcut düzenin artık yürümediğini, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifadesiyle metal yorgunluğunun zirveye ulaştığını görüyoruz. AK Parti iktidarının bugünden sonra ülkeye verebileceği yeni bir şey kalmadığını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Kuvvetler Ayrılığı Gerçek Anlamda Uygulanmalı”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni de eleştiren Mahmut Arıkan, 2017’den bu yana Türkiye’nin mevcut sistem nedeniyle kayıplar yaşadığını öne sürdü.

Arıkan, iktidara gelmeleri hâlinde atacakları ilk adımlardan birinin kuvvetler ayrılığını güçlendirmek olacağını belirterek şunları kaydetti:

“Kuvvetler ayrılığının gerçek anlamda tesis edildiği, denetim mekanizmalarının ve adaletin işlediği bir yapı kurmak istiyoruz. İcra makamında bulunanların bulundukları yerlerin sahibi değil, emanetçisi gibi davrandığı bir zihniyetle ülkeyi yönetmeyi vaat ediyoruz.”

“Yerel Basın Can Çekişiyor”

Mehmet Çetinkaya’nın ulusal medyanın muhalefet partilerinin çalışmalarına yeterince yer vermediğine ilişkin değerlendirmesi üzerine Arıkan, yerel basının yaşadığı sorunlara dikkat çekti.

Yerel basının Türkiye demokrasisinin yaşaması açısından önemli bir görev üstlendiğini vurgulayan Arıkan, şöyle devam etti:

“Yerel basın can çekişiyor. Yerel basın, Türkiye demokrasisinin hayatta kalabilmesi için çok kıymetli bir alan oluşturuyor. Bu durumdan rahatsız olanların, yerel basını ortadan kaldırabilmek için olağanüstü baskılar yaptığını görüyoruz. İktidara ve belirli kaynaklara muhtaç bir medya düzeni oluşturulmaya çalışılıyor.”

Bağımsız Gazetecilere Tebrik

Hiçbir siyasi veya ekonomik yapıya yaslanmadan gazetecilik yapmaya çalışan basın mensuplarını tebrik eden Arıkan, yerel medyanın karşı karşıya bulunduğu zorlukların farkında olduklarını söyledi.

Arıkan, “Mücadelesini hakkaniyet çerçevesinde sürdüren, gazeteciliği tetikçilik olarak değil, halka doğru haberleri ulaştırma görevi olarak gören bütün arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. Muhalefette siyaset yapmak ne kadar zorsa adil ve bağımsız bir yerel medya olmak da o kadar zordur” dedi.

“Medyanın Kendi Ayakları Üzerinde Durmasını Sağlayacağız”

Saadet Partisi iktidarında medyanın herhangi bir siyasi veya ekonomik odağa bağımlı kalmadan faaliyet göstermesini sağlayacak bir sistem kuracaklarını söyleyen Arıkan, halkın doğru habere ulaşmasının güvence altına alınacağını ifade etti.

Safranbolu’daki programa yüzlerce kişinin katılmasına rağmen Türkiye’nin büyük bölümünün bu buluşmadan haberdar olmayacağını belirten Arıkan, ulusal medya kuruluşlarının programa ilgi göstermediğini savundu.

Bir Buçuk Yılda 190 İl Ziyareti

Medyanın ilgisizliğini yoğun saha çalışmalarıyla aşmaya çalıştıklarını dile getiren Arıkan, genel başkanlık görevine geldiği günden bu yana 190 il ziyareti gerçekleştirdiğini açıkladı.

Arıkan, “Bir buçuk yıldır genel başkanlık görevindeyim. Bu süre içerisinde 190 il ziyareti yaptık. Ankara’da bulunduğum gün sayısı, şehir dışında bulunduğum gün sayısından daha az. Sahada siyaset yaptık ve bunun karşılığını almaya başladık. Son bir yılda en fazla üye kaydı yapan parti olduk” ifadelerini kullandı.

Esas sonucun seçimlerde alınacağını vurgulayan Arıkan, “Siyaset sanatı yalnızca durum değerlendirmesi yapmak değil, gidişata yön verebilme sanatıdır. Biz muhalefette kalarak sadece değerlendirme yapmak değil, iktidara gelerek bozuk düzeni ve gidişatı değiştirmek istiyoruz” dedi.

“Batı Karadeniz’in Doğasına Hoyrat Davranıyoruz”

Gazeteci Semih Gülen’in Batı Karadeniz’e ilişkin sorusunu da yanıtlayan Arıkan, bölgenin eşsiz doğal güzelliklere sahip olduğunu söyledi.

Önceki nesillerin çok kıymetli bir doğa mirası bıraktığını belirten Arıkan, bu mirasın yeterince korunamadığına dikkat çekti.

Arıkan, “Bizden önceki nesiller bize çok kıymetli bir doğa bıraktı. Batı Karadeniz de bu güzelliklerin en özel örneklerinden biri. Ancak bu emanete karşı çok hoyrat davrandığımızı ve bizden sonraki nesillere aynı hassasiyetle aktaramadığımızı görüyoruz” şeklinde konuştu.

“Karabük’te Göçe Dur Denilmeli”

Batı Karadeniz seçmeninin sorgulayan ve yaşananların farkında olan bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Arıkan, bölge illerinin göç vermesinin kendisini üzdüğünü söyledi.

Her gelişinde bölge illerinin nüfusunu sorduğunu anlatan Arıkan, nüfusun ya aynı kaldığını ya da azaldığını gördüğünü belirtti.

“Bu gidişata artık dur demek gerekiyor” diyen Arıkan, insanların doğdukları yerde doyabildiği ve mutluluğu başka şehirlerde aramak zorunda kalmadığı bir ekonomik düzen kurulması gerektiğini söyledi.

“Karabük Emekli Şehri Olmaktan Çıkarılmalı”

Karabük’ün önemli değerlere ve doğal güzelliklere sahip olmasına rağmen genç nüfusu şehirde tutamadığını belirten Arıkan, gençlerin başka şehirlere ve yurt dışına gitmek istediğine dikkat çekti.

Arıkan, “Karabük müthiş güzelliklere sahip bir şehir. Ancak gençler burada kalmak istemiyor. Başka şehirlere, hatta imkân bulduklarında yurt dışına gitmek isteyen ciddi bir kitle var. Karabük’ü emekli şehri olmaktan çıkararak her yaştan insanın mutlu ve huzurlu yaşayabileceği bir şehir hâline getirmeliyiz” dedi.

Olası Siyasi İş Birliklerine “Ortak Payda” Mesajı

Röportajın sonunda olası siyasi iş birlikleri ve ittifaklara ilişkin gazeteci Semih Gülen'in sorusunu da cevaplandıran Mahmut Arıkan, partiler arasında her konuda tam bir görüş birliği sağlanmasının mümkün olmadığını söyledi.

Siyasi iş birliklerinde anlaşmazlıklar yerine ortak kılınan konulara odaklanılması gerektiğini belirten Arıkan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bir masanın üzerinde 50 konu varsa bunların 45’inde ayrışıyor, beşinde ortaklaşıyor olabiliriz. Biz bugün o beş konu üzerinden birlikte yürümeyi faydalı görüyoruz. Elli konunun tamamını masaya getirirsek oradan bir anlaşma çıkma ihtimali olmaz. Farklılıklarımızı ortak bir paydaya nasıl dönüştürebileceğimizi ve bunu nasıl zenginleştirebileceğimizi arkadaşlarımızla istişare ediyoruz. İnşallah güzel neticeler ortaya çıkacak.”

Mahmut Arikandan Karabuk Basinina Ozel Roportaj 1

Mahmut Arikandan Karabuk Basinina Ozel Roportaj

Kaynak: Ergün Başkaya