Genç Sağlık-Sen, Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı yapan Genç Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Arif Camgöz; sağlık çalışanlarının nöbet ve izin düzeninden personel planlamasına, mevzuat dışı olduğu öne sürülen görevlendirmelerden banka promosyonlarına kadar çok sayıda sorunu kamuoyuyla paylaştı.

“Adalet istiyoruz, liyakat istiyoruz, mevzuata uygun yönetim istiyoruz” sloganıyla yapılan açıklamada, sağlık çalışanlarının iş yükünün giderek arttığı ve mevcut personelin doğru şekilde planlanmadığı ileri sürüldü. Camgöz, sorunların daha önce de yetkili makamlara iletildiğini ancak çözüm sağlanamadığını savundu.

Nöbet, izin ve personel planlaması gündeme getirildi

Basın açıklamasında; 30 yılın üzerinde mesleki tecrübeye sahip sağlık çalışanlarının yeniden nöbete yazıldığı, bazı çalışanların yeterli dinlenme süresi verilmeden göreve çağrıldığı ve mevzuat kapsamında nöbet tutmaması gereken personelin ek mesaiye yönlendirildiği iddia edildi.

Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki çalışan memnuniyetinin Türkiye ortalamasının altında olduğu öne sürülen açıklamada, çalışanların ilçelere tayin talebinde bulunmasının çalışma koşullarındaki sorunların bir göstergesi olduğu ifade edildi.

Genç Sağlık-Sen ayrıca 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarının faaliyete geçirilmesi, 7 gün 24 saat hizmet verecek kreşin açılması, otopark ve yemek sorunlarının giderilmesi, banka promosyonlarının zamanında ödenmesi ve talimatların yazılı olarak personele bildirilmesi çağrısında bulundu.

Genç Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Arif Camgöz tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

" “ADALET İSTİYORUZ, LİYAKAT İSTİYORUZ, MEVZUATA UYGUN YÖNETİM İSTİYORUZ!”

Değerli sağlık çalışanları, kıymetli emekçi arkadaşlarımız, saygıdeğer basın mensupları ve Karabük’ümüzün değerli vatandaşları;

Hepiniz hoş geldiniz.

Biz bugün burada, sahada yaşanan sorunları kamuoyuyla paylaşmak, sağlık çalışanlarımızın sesini duyurmak ve çözüm beklentimizi açıkça ifade etmek için bulunuyoruz.

Özellikle şunun altını çizmek istiyoruz:

Bugün dile getirdiğimiz sorunlar, bugün ortaya çıkmış sorunlar değildir.

Biz bu sorunları daha önce de dile getirdik.

Başvurular yaptık, yazılar yazdık, çözüm bekledik.

Ancak sorunlar çözülmek bir yana, giderek artarak devam etti.

Artık yaşananları Karabük kamuoyunun da bilmesi gerekiyor.

Cumhurbaşkanlığı tasarruf tedbirleri ve Bakanlık talimatları gerekçe gösterilerek; kliniklerde, acil serviste, laboratuvarlarda, görüntüleme birimlerinde ve doğrudan hasta başında hizmet sunan alanlarda personel sayısının azaltılması, sağlık hizmetlerinin yükünü artırmaktadır.

Tasarrufa mevzuatta olmayan ara kadrolardan başlanması gerekmez miydi?

Üç kişinin yaptığı iş iki kişiye, iki kişinin yaptığı iş bir kişiye bırakılmaktadır.

Sayın Sağlık Bakanımızın Karabük ziyaretinde yaptığı değerlendirmelerde personel sayısından ziyade doğru personel planlamasına dikkat çekmesi, Karabük Genç Sağlık-Sen olarak yaptığımız başvuruların ne kadar haklı ve yerinde olduğunu göstermiştir.

Tasarruf, fedakârca hasta başında görev yapan sağlık çalışanından değil, mevzuatta olmayan görevlendirmelere son verilmesi ile olur.

Personel tasarrufu yapılacaksa; alan sorumlusu, koordinatör, şift sorumlusu ve sorumlu yardımcısı gibi ara görevlerin kaldırılması ile yapılmalıdır.

Koordinatör görevlendirmelerinin hangi mevzuat veya dayanağa göre yapıldığını sorduğumuz başvurumuza, Hastane Başhekimliği tarafından verilen ilk cevapta, söz konusu uygulamanın önceki Valimiz Sayın Mustafa Yavuz’un talimatı doğrultusunda gerçekleştirildiği ifade edilmiştir.

Biz de bu talimatı istedik.

Ancak bugüne kadar bu talebimize cevap verilmedi.

Bizim talebimiz çok net:

Sahada çalışanların üzerine yeni görev ve sorumluluklar yükleyen değil, çalışanların yükünü azaltacak, iş yükünü paylaşacak çalışma arkadaşları istiyoruz.

Koordinatör, alan sorumlusu, vardiya (shift) sorumlusu, depo sorumlusu gibi mevzuatta karşılığı olmayan ara kadroları istemiyoruz!

Çalışanın üstüne yük değil, çalışanın üzerinden yük alacak personel istiyoruz.

Bir diğer önemli konu ise süpervizör uygulamasıdır.

Mevzuat çerçevesinde süpervizör veya gözetmen hemşirenin temel görevi, sağlık bakım hizmetleri yöneticisinin görevde bulunmadığı saatlerde sağlık hizmetlerinin koordinasyonunu sağlamaktır.

Ancak Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesinde süpervizörler gündüz mesai saatlerinde de görevlendirilmektedir.

Çalışanların her işinin mevzuata uygun olmasını bekleyen yönetimden, bu konuda mevzuata uygun davranmasını ve süpervizör sayısını gece nöbetini çevirebilecek sayıda tutarak tasarruf yapmasını bekliyoruz.

Karabük’te 30 yılın üzerinde meslek tecrübesine sahip sağlık çalışanlarımız var.

Bugün bu çalışanlarımıza fazla mesai adı altında yeniden nöbet yazılmaktadır.

İzin kullandırılmamakta, 8 saat sonra tekrar göreve çağrılmaktadır.

Üstelik sadece kıdemli personel değil; kendi özel durumu veya ailesinin özel durumu nedeniyle mevzuat kapsamında nöbet tutmaması gereken çalışanların da fazla mesai adı altında ek mesaiye çağrıldığı, nöbete yazıldığı yönünde başvurular alıyoruz.

Bu çalışanlarımız mağdur oluyor. Aileleri mağdur oluyor.

Çalışma barışı bozuluyor.

Sağlık çalışanını tüketerek sağlık hizmetini güçlendiremezsiniz!

Bir başka sorun yıllık izin, ücretsiz izin ve mesai listeleridir.

Çalışanlarımızdan senelik izin ve ücretsiz izin taleplerinin karşılanmadığı yönünde başvurular alıyoruz.

Yine sağlık çalışanlarının nöbet listelerine bakıldığında, tüm ay mesaide oldukları ve yeterli dinlenmelerinin olmadığı görülmektedir.

Neredeyse tüm hafta sonlarında mesaisi olan arkadaşlarımızın bulunduğu görülmektedir.

İzin kullanmak lüks değildir.

Dinlenmek lüks değildir.

Ailesine zaman ayırmak lüks değildir.

Çalışanı sürekli kurumda tutmak iyi personel yönetimi değildir.

Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Safranbolu Devlet Hastanesinde bazı personelin, Bakanlığın alan dışı çalıştırılmaması yönündeki talimatına rağmen görev alanları dışında çalıştırıldığı bilinmektedir.

Görev tanımı sadece kâğıt üzerinde duran bir belge değildir.

Kimsenin eşinin, akrabasının statüsü görev tanımına aykırı çalışmasının güvencesi değildir.

Onun yapmadığı işi bir başka personel yapmak zorunda kalmaktadır.

Bir diğer önemli sorun ise çalışanlarımızın “oflama” olarak ifade ettiği uygulamadır.

Personel mesaisine gelmekte, görevine başlamakta; ancak daha sonra evine gönderilmektedir.

Personelin mesaiye çağrılıp kısa süre sonra evine gönderilmesi, yalnızca çalışma düzenini değil, aile hayatını da doğrudan etkilemektedir.

Buradan açıkça ifade ediyoruz:

Kamu personeli “gel, bekle, ihtiyaç olursa çalış; ihtiyaç olmazsa evine git” anlayışıyla yönetilemez.

Burada çok önemli bir noktaya daha gelmek istiyorum.

Bir serviste sorun yaşandığında;

Sağlık çalışanı sorgulanıyorsa,

Personel hakkında tutanak tutuluyorsa,

Hemen disiplin süreci başlatılıyorsa;

Yönetimsel bir hata varsa, yönetici neden aynı şekilde sorgulanmıyor?

Örneklerle bu durumu daha açık ifade etmek istiyoruz.

Hastanede çarşaf ve benzeri ihtiyaç malzemelerinin temin edilmesi ve servislerde hazır bulundurulmasından müdür ve ekibi sorumludur.

Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bu alandan sorumlu müdür, müdür yardımcıları ve sorumluların yanı sıra gece saatlerinde görev yapan idari nöbetçiler bulunmaktadır.

Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan üç hemşiremiz, sabah saat 06.00 sıralarında hasta takip ve tedavilerini sürdürdükleri klinikte olmayan çarşaf nedeniyle uyarı cezası ile cezalandırılmıştır.

Müdür, ilgili müdür yardımcıları ve bağlı sorumlular soruşturmada neden kapsam dışında bırakılmıştır?

Sağlık çalışanını cezalandırmak kolaydır.

Önemli olan adaletli olup, yönetim kadronuzu sorgulayabilmektir.

Asıl olan, sorunun kaynağını bulmak ve aynı sorunun tekrar yaşanmasını engellemektir.

Değerli sağlık çalışanları, kıymetli emekçi arkadaşlarımız, saygıdeğer basın mensupları ve Karabük’ümüzün değerli vatandaşları;

Öncelikle şunu açıkça ifade etmek istiyoruz:

Genç Sağlık-Sen Karabük Şubesi olarak hiçbir sağlık çalışanının hedef haline getirilmesine dün izin vermedik, bugün de vermeyeceğiz, yarın da vermeyeceğiz.

Geçmişte Evde Sağlık Hizmetleri Biriminde görev yapan çalışma arkadaşlarımız hakkında basında yer alan, gerçeği yansıtmayan ve çalışanlarımızı kamuoyu önünde hedef haline getiren yayınlar karşısında nasıl kararlı bir duruş sergilediysek, bugün de sağlık çalışanlarını hedef alan yayın ve açıklamalar karşısında aynı kararlılıkla hareket ediyoruz.

Bu kapsamda, sendikamız Genel Merkezi tarafından sağlık çalışanlarını hedef alan yayın ve açıklamalarla ilgili gerekli hukuki girişimler başlatılmıştır.

Ancak burada Valiliğimizi göreve davet etmek istiyoruz.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 25. maddesi, kamu görevlilerinin görevleriyle ilgili asılsız ihbar ve şikâyetlere karşı korunmasını öngörmektedir.

Bunun yanında, bizleri son derece rahatsız eden bir diğer hususu da kamuoyunun dikkatine sunmak istiyoruz.

Bir müdürün, basın temsilcilerini telefonla arayarak görev yaptığı kurumda çalışan bir personel hakkında “sorunlu” şeklinde olumsuz ifadeler kullandığı ve söz konusu çalışan hakkında düzenlenen tutanaklardan bahsettiği yönündeki iddialar basında yer almıştır.

Bir sağlık çalışanının müdür tarafından basın yoluyla hedef haline getirilmesi de bizi ziyadesiyle üzmüştür.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca memurlar, kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına yetkili makamın izni olmadan bilgi veya demeç veremez.

İl Sağlık Müdürlüğünün bu konuda gerekli işlemleri yapacağından şüphemiz yoktur.

Değerli sağlık çalışanları, kıymetli emekçi arkadaşlarımız, saygıdeğer basın mensupları ve Karabük’ümüzün değerli vatandaşları;

Bugün Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan memnuniyeti Türkiye ortalamasının altında seyretmektedir.

Bakanımızın da özellikle dikkat çektiği bu konu, yalnızca istatistiklerden ibaret değildir.

Haziran ayındaki il içi tayin döneminde, açılan kadroların çok üzerinde başvuru yapılması bunun somut bir göstergesidir.

Üstelik başvuran personelin önemli bir kısmı Karabük’te ikamet etmekte ve aileleri de Karabük’te bulunmaktadır. Buna rağmen ilçelere tayin talep etmeleri, hastanemizdeki çalışma koşulları ve çalışan memnuniyeti konusunda ciddi bir sorun olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Bildiğiniz üzere hastanemizin Ek Hizmet Binası bulunmaktadır.

Bu binada ameliyathane bulunmamakla birlikte, Mavi Kod durumları ve bazı tıbbi işlemler nedeniyle anestezi teknisyeni/teknikeri bulunması gerekmektedir.

Daha önce Ek Hizmet Binası’na dönüşümlü olarak personel görevlendirilirken, son dönemde burada sabit personel görevlendirilmesi uygulamasına geçilmiştir.

Bu durum, ana binada görev yapan anestezi teknisyenlerinin/teknikerlerinin iş yükünün artmasına neden olmaktadır.

Bu nedenle, daha önce uygulandığı şekilde dönüşümlü görevlendirme sistemine yeniden geçilmesini talep ediyoruz.

Burada 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde görev yapan çalışma arkadaşlarımızı da özellikle ifade etmek istiyoruz.

Açılması planlanan 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonları bir an önce faaliyete geçirilmeli, gerekli personel görevlendirmeleri gecikmeden yapılmalıdır.

Ayrıca kamu hizmetinde talimatların niteliği de önemlidir.

Devletin dili yazılıdır.

Çalışanlara yönelik görev, sorumluluk ve uygulamaya ilişkin talimatlar WhatsApp gibi iletişim kanalları üzerinden değil, açık, yazılı ve resmî talimatlarla bildirilmelidir.

Sağlık personelinin promosyon sorunu hâlâ çözülmemiştir.

Sözleşme gereği kurumumuza yeni başlayan veya naklen gelen personelin hak ettiği banka promosyonlarını zamanında ve eksiksiz alamadığı yönünde ciddi mağduriyetler yaşanmaktadır.

Promosyon sözleşmesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle, çalışanlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi ve sözleşme şartlarının ihlali kapsamında promosyon sözleşmesinin feshedilmesi için gerekli başvuruyu yapacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesinde personel, hasta ve hasta yakınlarının yaşadığı otopark sorununun çözümü için mülkiyeti kamuya ait olan alanın bir an önce otopark olarak kullanıma açılması gerekmektedir.

Kamuya ait bu alanın atıl bırakılmak yerine sağlık çalışanları, hastalar ve hasta yakınlarının hizmetine sunulması, kamu kaynaklarının etkin, verimli ve amacına uygun kullanılması açısından büyük önem taşımaktadır.

Sağlık çalışanlarının yemek mağduriyeti artık görmezden gelinemez!

Gece gündüz, hafta sonu ve resmî tatil demeden fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarına yeterli, sağlıklı ve kaliteli yemek hizmeti sunulması bir lütuf değil, temel bir haktır.

Yemek hizmetlerinin çalışanların beklentilerini karşılayacak şekilde düzenlenmesini talep ediyoruz.

Genç Sağlık-Sen olarak bu konunun takipçisi olacak, sağlık çalışanlarının hakkını sonuna kadar savunacağız.

Bütün bu sorunların Karabük açısından çok önemli bir sonucu daha var:

Sağlık çalışanları, tayin fırsatı bulduğunda Karabük’ten ayrılıyor.

Oysa Karabük, sağlık çalışanlarının gitmek istediği değil, kalmak istediği bir şehir olmalıdır.

Bunun yolu; 30 yılını aşmış çalışanları yeniden nöbete yazmaktan, nöbet tutmaması gereken personeli zorlamaktan, izinleri kullandırmamaktan, mesai listelerini günübirlik değiştirmekten veya personeli alanı dışında çalıştırmaktan geçmez.

Çözüm bellidir: Doğru personel planlaması, adil yönetim ve liyakat.

Buradan Karabük İl Sağlık Müdürlüğünü ve sağlık kurumlarımızın yöneticilerini göreve davet ediyoruz.

Nöbet listeleri yeniden değerlendirilsin.

Fazla mesai uygulamaları mevzuata uygun hale getirilsin.

Nöbet tutmaması gereken personel mağdur edilmesin.

30 yılını aşmış meslek çınarlarımızın çalışma koşulları yeniden değerlendirilsin.

Mevzuatta olmayan görevlendirmeler sonlandırılsın.

Alan dışı çalıştırılan personel görev alanına döndürülsün.

İzinler adil ve objektif kriterlerle kullandırılsın.

Mesai listeleri günübirlik değiştirilen bir sisteme dönüşmesin.

7 gün 24 saat hizmet veren kreş bir an önce hizmete açılmalıdır.

Ve personel azaltılacaksa hastaya hizmet veren personelden değil, gereksiz ve mevzuat dışı yapılanmalardan başlanmalıdır.

Biz kurumlarımızın yıpranmasını da yöneticilerimizin başarısız olmasını da istemiyoruz.

Biz başarılı yönetim, huzurlu çalışan ve güçlü sağlık hizmeti istiyoruz.

Çünkü biliyoruz ki;

Çalışan huzurluysa sağlık hizmeti güçlüdür.

Sağlık hizmeti güçlüyse Karabük halkı kazanır.

Sayın Bakanımızın Karabük’te ortaya koyduğu yaklaşımın sahaya yansımasını istiyoruz.

Bunun takipçisi olacağız.

Çalışanın hakkının da Karabük halkının kaliteli sağlık hizmeti alma hakkının da takipçisi olacağız.

Buradan bir kez daha ifade ediyoruz:

ADALET İÇİN BURADAYIZ!

LİYAKAT İÇİN BURADAYIZ!

ÇALIŞMA BARIŞI İÇİN BURADAYIZ!

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ HAKKI İÇİN BURADAYIZ!

KARABÜK’ÜN SAĞLIĞI İÇİN BURADAYIZ!

Bu mücadelede yanımızda olan tüm sağlık çalışanlarına, üyelerimize, basın mensuplarımıza ve Karabük halkına teşekkür ediyoruz."

Kaynak: Tuğba Yılmaz