Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıkladığı 240 TL’lik fitre miktarı hayat pahalılığının gerisinde kalırken, eleştirilere neden oldu.

Türkiye’de son yıllarda derinleşen ekonomik sıkıntılardan dolayı temel ihtiyaçlara erişim her geçen gün daha da zorlaşırken açıklanan fitre miktarı, sosyal ve dini ölçütlerin gerçek yaşam koşullarıyla ne kadar örtüştüğü yeniden tartışma konusu oldu.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Ramazan ayı için belirlediği 240 TL’lik fitre miktarı, kamuoyunda eleştirilerin odağında kaldı.

Artan gıda fiyatları, barınma ve ulaşım giderleri ile birlikte düşen alım gücü, özellikle dar gelirli vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırıyor. Asgari ücret ve en düşük emekli maaşlarının yetersiz bulunduğu bir dönemde açıklanan fitre miktarının, bir kişinin günlük temel beslenme ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğu yönünde eleştiriler dile getiriliyor.

Toplumun önemli bir kesimi, fitrenin yalnızca sembolik bir rakam olmaktan çıkıp, ihtiyaç sahibinin sofrasına gerçek anlamda katkı sunması gerektiğini vurguluyor. Vatandaşlar, dini dayanışmanın en güçlü şekilde hissedilmesi gereken Ramazan ayında, belirlenen bu tutarın sahadaki ekonomik gerçeklerle uyumlu olmadığı görüşünde birleşiyor.

Ekonomik göstergeler ile çarşı ve pazardaki fiyatlar arasındaki makasın giderek açıldığına dikkat çeken vatandaşlar, fitre miktarının güncel yaşam şartları dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunuyor.

Yapılan eleştirilerde, toplumsal adalet ve paylaşma anlayışının ancak gerçekçi rakamlarla anlam kazanabileceği ifade ediliyor.

Kaynak: Vasfiye Yılmaz Tunç