CHP Karabük İl Başkanlığı önünde yapılan basın açıklamasında İl Başkanı Vedat Yaşar, 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılında yaşanan kayıpları anarak, afet yönetimi, yapı güvenliği ve sorumluluklar konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karabük İl Başkanı Vedat Yaşar, CHP Karabük İl Başkanlığı binası önünde düzenlediği basın açıklamasında, Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri olan 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılına girildiğini belirtti. Yaşar, aradan geçen üç yıla rağmen yaraların sarılamadığını ve birçok sorunun hâlâ çözülemediğini ifade etti.

Basın açıklamasında, depremin yalnızca doğal bir afet olmadığına dikkat çeken Yaşar, yaşanan büyük yıkımın yönetim anlayışı, denetim eksiklikleri ve plansız kentleşme ile doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.

CHP Karabük İl Başkanı Vedat Yaşar’ın yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“Hepimizin bildiği ve ülke tarihimizin en büyük felaketi olan 6 Şubat felaketinin 3. yılındayız. Üzerinden 3 yıl gibi uzun bir süre geçse de yaraların kapanmadığını, hatta sarılamadığını görmekte ve yaşamaktayız.

6 Şubat 2023… Saat 04.17… Hayatların ikiye bölündüğü saat. Enkazın altında sadece canlar ve binalar değil; güven duygusu ve yıllardır ertelenen sorular da kaldı.

Aynı büyüklükteki depremler başka ülkelerde daha az can alırken, bizde neden bu kadar büyük bir yıkım yaşandı? Bu sorunun cevabının yalnızca doğada değil, yerin üstünde kurduğumuz sistemde ve yönetim anlayışında olduğu açıkça ortaya çıktı.

Depremler kaçınılmazdır, fakat kitlesel yıkım çoğu zaman insan kararlarının sonucudur. Kâğıt üzerinde güçlü görünen yapı denetimleri sahada aynı ciddiyetle uygulandı mı? Aynı sokakta biri ayakta kalan, diğeri çöken binalar nasıl açıklanabilir?

Yıllar içinde büyüyen riskli bina stoku, ertelenen güçlendirme projeleri ve güvenlikten çok ekonomik ve siyasi çıkarların ön plana alındığı politikalar bu tabloyu ortaya çıkardı. Plansız kentleşme, dar sokaklar, yetersiz toplanma alanları ve kırılgan altyapı felaketi derinleştirdi.

Deprem yalnızca yerin sallanması değildi; şehirlerin ve yönetimlerin ne kadar hazırlıksız olduğunu da gösterdi.

İlk 72 saat ise ayrı bir tartışma yarattı. İletişim kesintileri, ulaşım sorunları, askerin geç gönderilmesi ve koordinasyon eksikliği; ardından Kızılay’ın çadır satması kamuoyunda ciddi bir güven krizine neden oldu.

Resmî açıklamalarla sahadaki tanıklıklar arasındaki farklar hâlâ tartışılıyor. Sivil toplumun hızlı refleksi umut verirken, afet yönetiminin ne kadar hazır olduğu sorusu zihinlerde kaldı.

Deprem sonrasında barınma sorunları, ekonomik zorluklar ve psikolojik etkiler hâlâ birçok insanın gerçeği.

Bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak denetim ve şeffaflık eksiklerini eleştirirken, iktidar yetersiz yapılan yatırımları ve yeniden inşa çalışmalarını savundu. Yerel yönetimlerimiz ve örgütlerimizle sahadayken siyasi refleksler devreye sokuldu.

Gerçekler ve çözüm üç yıl sonra ortadadır. Hâlâ konteyner kentler, hâlâ evsiz yurttaşlar, okulsuz çocuklar ve sahra hastaneleri vardır.

6 Şubat’ın en sert dersi şudur: Deprem doğaldır, fakat büyük yıkım çoğu zaman önlenebilir hataların sonucudur.

Enkazdan ve sonrasında çıkarılması gereken derslere bakmadan geleceği güvence altına almak mümkün değildir.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu felakette hayatını kaybeden binlerce vatandaşımıza bir kez daha başsağlığı diliyor, hayatta kalan yurttaşlarımıza sabır ve metanet temenni ediyoruz.”

Kaynak: Tuğba Yılmaz