Cumhuriyet Halk Partisi’nde 38. Olağan Kurultay süreci üzerinden yaşanan tartışmalar sürerken, CHP Karabük Merkez İlçe Başkanı Ali Yavuz bir açıklama yaptı.

Yavuz, kurultaya ilişkin verilen “mutlak butlan” kararına ve CHP Genel Merkezi önünde yaşanan gelişmelere sert sözlerle tepki gösterdi. Açıklamasında, söz konusu kararın yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, Türkiye’de demokrasiyi de hedef aldığını savunan Yavuz, Genel Başkan Özgür Özel’e destek mesajı verdi.

CHP Karabük Merkez İlçe Başkanı Ali Yavuz açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin ve demokrasimizin kalbine, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere en büyük iki emanetinden biri olan Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik eşi benzeri görülmemiş bir darbe girişimiyle karşı karşıyayız.

Siyasi iktidarın vesayeti altında, hukukun temel ilkeleri ayaklar altına alınarak verilen sözde ‘mutlak butlan’ kararı, yalnızca partimizin 38. Kurultayı’nı iptal etmekle kalmamış, ülkemizde demokrasiye vurulan zincirlerin en acımasız halkası olarak tarihe geçmiştir. Bu karar, milletin iradesine tahammül edemeyenlerin çaresizliğinin bir belgesidir. Bugün, baba ocağımız, Atatürk’ün emaneti olan genel merkez binamızdan Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ve partililerimizin biber gazlarıyla, zorbalıkla çıkarılması, sadece CHP’lilere değil, bu ülkede demokrasiye inanan her bir yurttaşa yapılmış ağır bir hakarettir. Demokrasiyi savunmak yerine şahsi koltuk sevdasına düşenlerin sergilediği tutum, bu karanlık tablonun en acı yanıdır.

On üç seçim kaybedip, halkın iradesiyle ‘değişim’ diyen kurultay delegelerimizin kararını hazmedemeyenler, bugün maalesef sarayın gölgesinde bir ikbal arayışına girmiştir. Genel Başkanımız Özgür Özel'in son derece haklı ve demokratik ‘yeniden kurultaya gidelim’ çağrısına, genel merkezimize ne idüğü belirsiz, karanlık ve kriminal şahısları yollayarak cevap veren bu zihniyet, CHP’nin şanlı tarihine kara bir leke olarak geçecektir. Kendi siyasi çıkarları uğruna iktidarın ekmeğine yağ süren, Atatürk’ün partisini bu onur kırıcı duruma düşüren ve vesayeti parti içine taşıyan bu anlayışı asla ve kata kabul etmiyoruz.

Bizler, İstanbul’u savunduğu için, halkın iradesine sahip çıktığı için bugün haksız ve hukuksuz bir şekilde cezaevlerinde tutsak edilen Ekrem İmamoğlu’nun ve zindanlara atılmış tüm yol arkadaşlarımızın mücadelesini omuzlarımızda taşıyoruz. Onların demir parmaklıklar ardındaki vakur duruşu, bizim sokaklardaki ve meydanlardaki sarsılmaz direncimizdir.

Cumhurbaşkanlığı makamının gücünü kullanarak ana muhalefet partisinin iç işlerine müdahale edilmesine, Türkiye’nin tek sesli bir karanlığa itilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Çünkü bizim rotamızı saraylar veya saraydan medet umanlar değil, tam bağımsızlık şiarıyla yola çıkan Kuva-yi Milliye ruhu belirler.

Şu anda, haksızlığa, zorbalığa ve demokrasi katliamına karşı Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne doğru onurlu bir yürüyüşe geçen Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in sonuna kadar, amasız ve fakatsız yanındayız. O adımlar atıldıkça büyüyecek, yürüdükçe çoğalacağız.

Bu yürüyüş, sadece bir liderin yürüyüşü değil; haksızlığa uğrayanların, adalete susamışların, Cumhuriyet sevdalılarının ve ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyen milyonların ortak yürüyüşüdür. Partili veya partisiz, yüreğinde vatan ve demokrasi sevgisi taşıyan tüm yurttaşlarımızı bu haklı mücadelede omuz omuza vermeye, sesimizi tek bir yürek gibi yükseltmeye davet ediyorum.

Zorbalık yenilecek, hukuk kazanacak; karanlık yırtılacak, aydınlık yarınlar ve Türkiye kazanacaktır!”

Kaynak: Özenay Kahriman