Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Karabük Şubesi, son günlerde kamuoyunda tartışma konusu olan Mustafa Kemal Atatürk’ün inancına yönelik söylemler hakkında harekete geçti. Dernek tarafından yapılan açıklamada, söz konusu ifadeler nedeniyle ilgili kişi hakkında suç duyurusunda bulunulduğu bildirildi.
Yaşar Koç imzasıyla yayımlanan açıklamada, Atatürk’ün yaşamı boyunca emperyalizme ve zulme karşı verdiği mücadelenin aynı zamanda İslam dünyasına yapılmış büyük bir hizmet olduğu vurgulandı.
Açıklamada; "Son günlerde şehrimizin gündemini meşgul eden, büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün inancı ile alakalı söylemler neticesinde, derneğimiz tarafından ilgili kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.
Büyük önder Atatürk, hayatı boyunca; zulme ve emperyalizme karşı yaptığı mücadeleyle, İslam dinine en büyük hizmeti yapmıştır. Atatürk, hiç bir zaman saldırı savaşına ve zulme onay vermemiş, savunma savaşını ise meşru bir hak olarak görüp Büyük Türk Milleti’nin bu yönde motive ederek tarihin gördüğü nadir başarılardan birisine imza atmıştır.
Dini bilgisi çok yüksek olan ve aynı zamanda hafız olan büyük önderin asıl mücadelesi, dindarlarla değil her zaman dincilerledir; büyük önder her zaman dini suiistimal edenlerle ve samimi olmayan dincilerle mücadele etmiştir. Başta Fevzi Çakmak olmak üzere, inanan ve ibadetlerini yerine getiren kişilere hiçbir şekilde müdahale etmemiş ve hiçbir saygısızlık yapmamıştır.
Dinimizin doğasına, Kur’an-ı Kerim’in ruhuna ve peygamberimizin uygulamalarına tamamen uygun olan aşağıdaki sözler, büyük öndere aittir ve zamanının (ve belki de günümüzün) çok ilerisinde bir biliş seviyesindedir.
- “Bir dinin tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması gerekir ki bizim dinimiz bunların tamamına uygundur. Aksi halde dini hükümlerle tabiat kanunları arasında çelişme olması gerekirdi ki dinimizde böyle bir şey mevcut değildir. Zira insana aklı veren de dini gönderen de Allah’tır, dolayısıyla Allah’ın buyrukları O’nun verdiği akla aykırı olamaz.”
- “Bizim dinimiz, milletimize değersiz, miskin ve aşağı olmayı tavsiye etmez; çalışmayanın insanlıkla alakası olmadığını bildirir. Oysa bazı kimseler modern olmayı kafir olmak sayıyor, halbuki asıl kafirlik bunların yaptıklarıdır. Bunların amacı Müslümanları kafirlere tutsak etmektir.”
- “Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz… Görürsünüz ki milletleri mahveden, esir eden, yıkan, hep din örtüsü altındaki inançsızlık ve kötülüklerdir.”
- “İslamiyeti hakkıyla anlamayanlar ve uygulamayanlar aslen İslam oldukları halde düşüşe, sefalete ve çöküşe maruz kaldılar. Mazilerinin bozuk, yanlış, eksik veya batıl alışkanlıkları ve inanışlarıyla gerçek İslamiyetten uzaklaştıkları için kendilerini düşmanlarının tutsağı yaptılar. İşte gerilememizin başlıca sebebi budur.”
- Müslüman Türk şöyle bir mantık yürütmektedir: Söylediğim sözlerin ne olduğunu bilmiyorum ama Allah’ın bunları anlayacağını biliyorum. Oysa Kuran’ı bilmeye ihtiyacı olan Allah değil, insandır. Bu nedenle Kuran’ın ana dille okunması daha uygundur.”
Devlet yönetimi konusunda da Allah’ın açık emirlerinden olan; şur’a, meşveret ve danışmaya oldukça önem vererek tüm süreci meclis ve milletin egemenliğiyle yürüten büyük önder, Kuran’a tamamen uygun (Yunus Suresi - 99, Ğaşiye Suresi - 22) olan laiklik anlayışını da yine kendisi şöyle özetlemiştir: “Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye asla muhalif değiliz.”
Kutsal kitabımızın ve peygamberimizin hadislerinin Türkçeye çevrilmesi, Diyanet İşleri Başkanlığının kurulması, kendi parasıyla cami yaptırması, pek çok caminin tamiratına katkı sunması, pek çok hutbe yazması, pek çok işine dua ve dini merasimlerle başlaması; büyük önderin gözle görünen kimi dinî faaliyetleridir. Atatürk’ün İslam’a asıl hizmeti ise, yaşadığımız toprakları özgür kılması ve ibadetlerimizi özgürce yapabilmemizi sağlamasıdır.
Bütün bunlara rağmen, büyük önder hakkında dini açıdan, nankörlük ve gerçeği çarpıtma şeklindeki suçlamalarda bulunulması insafsızcadır. Bu suçlamalara karşı gereğini yapmak, derneğimizin asli görevidir. Gündemdeki olay bağlamında; savcılık soruşturması, ilgilinin sendikal disiplin süreci ve idari süreç tarafımızca yakından takip edilmektedir." ifadelerine yer verildi.






