Ergün Başkaya'nın 05.05.2022 tarihli köşe yazısı.

Dijital medyanın çıkmasıyla iletişim had safhaya ulaştı.

Karabük yerel basının ağırlığı da artık dijital medya üzerinden yayın yapıyor.

Yani internet haber siteleri, sosyal medya haberciliği üzerinden basın hayatında yer almaya çalışan o kadar değişik tipler ortaya çıkmaya başladı ki

Ne siz sorun,

Ne biz anlatalım...

İnternet haber sitesi kuran çok sayıda neyi belirsiz kişiler;

Belirli bir ofisi bile olmayanlar mı dersiniz

Yanında tek bir kişi bile çalıştırmayanlar mı dersiniz

Vergi, sigorta ödemeyenler mi dersiniz

Basın sektöründe bir günlük geçmişi olmayanlar mı dersiniz

Kamu kurumlarında çalışıp, internet haber sitesi kurup, gazeteciyim diye gezenler mi dersiniz

Geçmişinde ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde yatıp da şimdi gazeteciyim diye ortalıkta gezinen deliler mi dersiniz

Ömrü hayatında hiçbir baltaya sap olamamış, “bari gazeteci kimliği elde edeyim de adam sansınlar” diye basın sektörünün içine girmeye çalışanlar mı dersiniz

İki kelimeyi bir araya getiremeyen, 5 N-1 K Kuralına göre haber yazmak nedir bilmeyenler mi dersiniz

Akşama iki bira parası bulmak için gazeteciyim diye kapı kapı gezip dilenenler mi dersiniz

Ne derseniz deyin

Hepsi Karabük Yerel Basının içinde görülmeye çalışıyor.

Siyaset, bürokrat ve cemiyet hayatının içinden bazı kişiler de kendi basın gücünü oluşturmaya, sağa sola saldırtmaya çalışmak için bu neyi belirsiz tiplere basın mensubu gibi davranarak, bu karmaşayı daha da körüklüyorlar.

İnternet haber sitesi kurup, istediği reklam veya ilan parasını vermedi diye, devletin rektörüne, bürokratına, siyasetçisine, cemiyet adamına her türlü çamuru atmaktan çekinmeyenlere

Kendilerine bayram mesajı vermedi diye dipsiz doruksuz ve en önemlisi de seviyesiz bir şekilde eleştirmeyi maharet sananlara

Üç kuruşa her türlü kiralık kalemlik yapmayı, kudurmuş köpek gibi saldırmayı meziyet olarak görenlere

Siyaset, bürokrat ve cemiyet hayatında el birliği ile tavır alınmazsa

Çakallar gibi kendilerine saldıracaklarını ve her türlü iftirayı atacaklarını da unutmasınlar.

Gazeteciyim sıfatı ile gezinip, o ‘KÜÇÜK’ beyni ile kendisine bayram mesajı vermedi diye, kamu kurumunda çalışan gizli gazeteci tip ile birlikte şantaj yapmaya kalkıyor

Ve hepimiz de seyirci kalıyoruz.

Ey siyaset, bürokrat ve cemiyet adamları

Unutmayın ki

Bugün ona şantaj ve iftira

Yarın buna şantaj ve iftira

Bir gün de sana şantaj ve iftira yapılacak.

Sen de hala “beni ısırmayan çakal çok yaşasın” diyorsan

Mutlaka bir gün o çakal seni ısıracak.