Karabük Tüm Emekliler Sendikası bugün Hürriyet Caddesi’nde yaptığı basın açıklamasıyla, emeklilerin yoksulluk ve ekonomik kriz karşısındaki durumuna dikkat çekti.
Sendika, SGK’nın 2025 bütçesinde emekliler için ayrılan 451 milyar TL’yi harcamadığını, emeklilerin gelirinin yılın ilk iki ayında yaklaşık %8 oranında eridiğini vurguladı. Sendika yetkilileri, emeklilerin haklarını almak ve ekonomik adaletsizliği sona erdirmek için demokratik mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.
Tüm Emekliler Sendikası Karabük İl Başkanı Burhan Kelez yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
"İktidar yine şaşırtmadı. Sıra emeklilere gelince para yok dediler. Her türlü bahane üretiyorlar, bir tek çözüm üretemiyorlar. SGK yönetimi geçen yıl emekliler için harcamayı planladığı 451 milyar TL’yi harcamamıştır. 2025 yılı bütçesinde SGK toplam 5,5 trilyon lira harcama yapmayı planlamış, ancak yıl sonunda yapılan harcama 5 trilyon 54 milyar lira olmuştur. Yani bütçede öngörülen miktarın 451 milyar lirası emeklilere harcanmamıştır. Bu tablo çok açıktır: Emeklinin hakkı gasp edilmiştir. Emeklileri açlığa ve yoksulluğa mahkûm edenler bugün utanmadan “kaynak yok” demeye devam etmektedir.
FAİZE MİLYARLAR VAR, EMEKLİYE YOK! EMEKLİNİN GELİRİ DAHA YILIN BAŞINDA ERİDİ
TÜİK, Şubat ayı enflasyonunu açıkladı. Ocak ayında %4,84, Şubat ayında %2,96 olarak açıklanan enflasyonla birlikte daha yılın ilk iki ayında emeklilerin gelirleri yaklaşık %8 oranında erimiştir. Ancak bu ülkede yaşayan herkes biliyor ki açıklanan rakamların hayatın gerçekleriyle hiçbir ilgisi yoktur. Pazarda, markette, mutfakta yaşanan enflasyon TÜİK tablolarının çok üzerindedir. Emeklilerin alım gücü her geçen gün düşerken hükümet temsilcileri Türkiye’nin artık “yüksek gelirli ülkeler seviyesine ulaştığını” söyleyebilmektedir. Eğer Türkiye gerçekten yüksek gelirli bir ülke ise soruyoruz: Neden milyonlarca emekli açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır? Neden emeklilere gelince “kaynak yok” denilmektedir? 23 yılı aşkın süredir ülkeyi yönetenlerin uyguladığı beceriksiz ekonomik politikaların faturası emeklilere çıkartılamaz. Bugün ortaya çıkan tablonun sorumluluğunu emeklilere yüklemek açık bir siyasal ve ekonomik iflastır. BAYRAMLAR EMEKLİLER İÇİN BORÇ VE YOKSULLUK DEMEK Emekliler bayram gelsin istemez duruma düşmüştür. Çünkü; bugün milyonlarca emekli için bayram demek; kredi kartı borcu, ertelenen faturalar, boş mutfak dolapları demektir. Mahçubiyet demektir. Bayram ikramiyeleri ise artık birkaç günlük mutfak harcamasını bile karşılamayan sembolik ödemelere dönüşmüştür. Bu tablo yalnızca ekonomik bir sorun değildir. Bu aynı zamanda büyük bir vicdan ve adalet sorunudur.
TALEPLERİMİZ NETTİR
Tüm Emeklilerin Sendikası olarak taleplerimizi açıkça ilan ediyoruz.
1- Bayram ikramiyesi adı altında verilen ödenek yılda 4 kez ve asgari ücret düzeyinde olmalıdır. Bu durumda en düşük emekli aylığı bir nebze de olsa açlık sınırına yaklaşabilir.
2-En düşük emekli aylığı yeni işe başlayan memur maaşına eşitlenmelidir.
3- Emekli maaşlarında yıllardır biriken reel kayıplar derhal telafi edilmelidir.
4- Büyümeden emeklilere pay verilmelidir.
5- Emeklilerin sendika hakkının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
Emekliyi yoksulluğa mahkûm eden politikalardan vazgeçilmelidir. Emeklinin yüzü gülmeden bu ülkeye bayram gelmez. Emekliler haklarını alacak; bu kara düzeni ve kötülüğün iktidarını demokratik mücadeleyle değiştirecektir. Sandıkta görüşeceğiz. Son söz olarak. Amerika ve İsrail yine ortadoğuyu ateşe verdi. Tüm dünya savaş tehtidi altında. Emperyalistler dünyayı tek başıma ben yöneteceğim, itiraz edeni, karşı çıkanı evinden de alırım, devlet başkanlarını bile öldürürüm diye gözdağı veriyor. Bu haydutlara hep birlikte DUR diyelim. Dünya kimsenin babasının çiftliği değildir. Emperyalizm er veya geç yenilecektir. Öte yandan, Kadın cinayetleri, bireysel bir suç değil; sıralı katliama dönüştü. Hiçbir gerekçe, hiçbir öfke, hiçbir “bahane” bir kadının yaşam hakkını elinden almayı meşru ve haklı kılamaz. Artık yeter. Kadınlara, çocuklara, yaşam hakkına yönelik her eylem toplumun tümüne saldırıdır. Vicdan, adalet sorunudur. Kahrolsun kadın katilleri."