HAFTANIN ANALİZİ

  RAMSEY İŞÇİLERİNİN SENDİKALI OLMA MÜCADELESİ “Ramsey”, diğer bilinen adı ile “Gürmen”, bir Dünya

Güncel 19.09.2014, 13:32 19.09.2014, 13:32
8
HAFTANIN ANALİZİ
banner36
 

RAMSEY İŞÇİLERİNİN SENDİKALI OLMA MÜCADELESİ

“Ramsey”, diğer bilinen adı ile “Gürmen”, bir Dünya markası.

Uzun yıllardır Karabük ve Araç’taki tekstil fabrikalarında üretim yapan Ramsey’in bünyesinde Bin 500’ün üzerinde insan çalışıyor.

Şimdi bu işçiler sendikalı olmak ve Hak-İş’e bağlı Öz İplik İş Sendikası çatısı altına girmek istiyorlar. Şu ana kadar 400 çalışan üye olmuş bile.

Emeği ile para kazanan işçilerin sendikalı olmak, Anayasal bir hakkı. Fakat Dünya markası olan Ramsey kendi işçisinin anayasal hakkına maalesef saygılı değil gibi.

Ramsey’de Sendikalı olan 9’a yakın işçinin çeşitli nedenlerden dolayı iş akdi fesih edilmiş ve işçilerin sendikalı olma mücadelesi devam ederse, bu ısrarı kırmak için başka işten çıkarmalar da gözüküyor gibi.

Ramsey’de 15 yıllık işçi, asgari ücret olan 830 TL maaş alıyor. Fazla mesai ücretleri ise yok denecek kadar az.

Ramsey çalıştırdığı işçilere asgari ücret gibi komik bir rakam verirken, bünyesinde bulundurduğu Ramsey, KİP, Armani, Zegna gibi markaların bir takım elbisesi 7 Bin Dolar’a kadar alıcı buluyor.

Bir Dünya Markası olan Ramsey, çalışanlarının sendikalı olma talebine işçi çıkarmak gibi sert bir tavırla karşılıyor.

Avrupa Ülkeleri, Ramsey’in bu tavrını çağ dışı olarak nitelendirebilir ve marka zedelenebilir. Avrupa’da insan haklarına çok duyarlı olan ülkeler var. İşçisinin sendikalı olma talebini istemeyen Ramsey, Avrupa’da ve Dünya’da ciddi bir prestij kaybına uğrayabilir.

Zaten bir dünya markasına, çalışanların Anayasal hakkına karşı çıkması da hiç yakışmıyor.

Sayın Remzi Gür ve Hüseyin Doğan, işçisinin bu Anayasal hakkını, sahip oldukları Dünya markasının prestiji kadar olgun karşılamaları gerekir.

 

MİMARLAR ODASI VE TEPKİLER

Karabük Mimarlar Odası, biz kendimizi bildik bileli hep birilerini kızdırırlar. Bazen kamuoyunun desteğini alan, bazen de tepkisini alan proje iptallerine imza atarlar.

En son Dereevler semtine uygulanan revizyon projesini iptal etmeleri, ciddi tepkilere neden oldu.

10 yıldır mezbelelik bir alana dönmüş Dereevler semt sakinleri, birer daire sahibi olmanın hevesi ve umuduyla bekliyorlardı.

Kent estetiğinin bozulacağı iddiası ile Kastamonu Bölge İdare mahkemesine iptal ettirilen proje, bir daire umudu olan insanları son derece öfkelendirdi.

Geçtiğimiz gün, Dereevler sakinleri bir eylem yaparak, projenin iptal edilmesine bir anlam veremediklerini dile getirmeye çalıştılar.

Genci ile yaşlısı ile Mimarlar Odasına tepkilerini göstermek için toplanan o insanların kızgınlığı, umutlarının söndürülmeye çalışılması karşısında biriken öfkeyi gözlerinde gördük. Karabük Mimarlar Odası Başkanı İlyas Çavuşoğlu’na karşı bir anda oluşan nefrete şahit olduk.

Dereevler’de uygulanacak olan bazı projelere talip olan müteahhitlerin Mimarlar Odasına tepkisi ise daha farklı.

Bir tarafta proje iptal ettirerek, vatandaşların ve müteahhitlerin tepkisini çeken Mimarlar Odası var, diğer yanda ise yine bu tepkiyi gösteren müteahhitlerin her yıl kucak dolusu para vererek proje çizdirdikleri mimarlar var.

Enteresan bir girift ilişkiye şahit oluyoruz.

Mimarlar Odası, müteahhitlerin projelerini iptal ettiriyor, müteahhitler bu odaya kayıtlı olan ve oda başkanını seçen mimarlar ile çalışıyor.

Mimarlar Odasının tepkileri görmemezlikten gelerek, sessizden ve arakadan dolanırcasına iki de bir proje iptal ettirmelerine yakında inşaat sektöründe faaliyet gösteren daha geniş kesimdeki müteahhitler de tepki gösterecektir.

O zaman demeyecekler mi, “üyesi olduğunuz ve seçtiğiniz odanızın başkanı bizim projelerimizle uğraşıyor, biz de Karabük dışındaki mimarlara projelerimizi yaptıracağız” diye.

Müteahhitler bir taraftan mimarlara her yıl kucak dolusu para verecek, diğer taraftan da kucak dolusu para verdikleri mimarların bağlı olduğu oda müteahhitlerin canını yakacak.

Ha birde, müteahhitlerin üyesi olduğu Karabük Ticaret ve Sanayi Odası’nın, Karabük Mimarlar Odası da kiracısı.

Mimarlar Odası Başkanı İlyas Çavuşoğlu, adeta “Hem yerim, hem binerim, hem de sizi öperim ve siz de bir şey diyemezsiniz” mesajını veriyor gibi bir hal içinde.

Oh ne ala…

Eh ne diyelim, hak edene müstahak.

 
Yorumlar (0)
19
parçalı bulutlu
banner17
banner18
banner39
banner74