Güncel

KARDEMİR’İN ÜVEY EVLATLARININ SESSİZ ÇIĞLIĞI SÜRÜYOR

KARDEMİR'DE kadro için uzun süredir mücadele veren taşeron işçileri seslerini duyurmak için kaleme aldıkları ve tüm süreci anlatan yazıyı basın ile paylaştılar.

Abone Ol

KARDEMİR A.Ş’de Vagon tahliye, Kok Seramik ve Merkez Bakım gibi işyerlerinde çalışan 100’e yakın müteahhit işçisi, aynı iş yerinde aynı işi yaptıkları halde, diğer çalışanlarla aynı ücreti ile diğer sosyal hakları alabilmek için sendikalı ve kadrolu işçi olmak için uzun süredir mücadele veriyorlar.

Eşit işe, eşit ücret ve eşit haklar için görüşmedikleri kimse kalmadı. Taşeron çalışanlarına, kesin sözler verilmesine rağmen bir türlü sendikalı yapılıp, kadroya alınmadılar.

Hala mücadeleye devam eden bu işçiler, yaşadıkları tüm süreci ve konuyu anlatan bir yazı kaleme aldılar. Yazdıkları bu yazıyı haber dilinde metne dönüştürmek için yapay zekadan geçirdiler ve Karabük Yerel Basınına servis ettiler.

Fabrika içinde hangi şartlar altında çalıştıklarını, emekten doğan haklarının nasıl yenildiğini ve eşit işe eşit ücret alabilmek için verdikleri mücadele ile birlikte tüm süreci içeren haber dilindeki yazıları aynen şöyle;

-----------OooO-----------

KARDEMİR’DE 18 YILLIK KADRO BEKLEYİŞİ

Karabük bir sanayi şehri, bu şehrin kalbi ise hiç şüphesiz Kardemir’de atıyor. Türkiye’nin demir-çelik hafızasında özel bir yere sahip olan bu fabrika, yalnızca üretim yapan bir tesis değil; aynı zamanda binlerce insanın ekmeğinin, umudunun ve geleceğinin kaynağı.

Fakat fabrikanın üretim zincirinde çoğu zaman görünmeyen, adı çok az anılan bir emek grubu var: Vagon Tahliye İşçileri…

Bugün Kardemir Demir Çelik Fabrikası Nakliyat Müdürlüğü’ne bağlı vagon tahliye bölümünde çalışan işçiler, yıllardır aynı işi yapmalarına rağmen hala aynı soruyu soruyor;

“Bu işin yükünü biz taşıyorsak, güvencesi neden hala yok?”

Aynı İşçi, Değişen Müteahhit

Bu bölümde çalışanların büyük bölümü 5 yıldan 18 yıla kadar kıdeme sahip. Yani işi öğrenmiş, fabrikanın çalışma düzenini bilen, üretim zincirinin en kritik halkalarından birinde görev yapan tecrübeli emekçiler.

Ancak sistem farklı işliyor.

Vagon tahliye işi yıllardır ihale sistemiyle müteahhit firmalara veriliyor.

Firmalar değişiyor, ama işi yapan işçiler değişmiyor.

Her ihale döneminde aynı işçiler, yeni bir firmanın bordrosuna geçiyor. Bu durum da beraberinde ciddi sorunlar getiriyor:

• İş güvencesi belirsizliği

• Ücret ve sosyal haklarda istikrarsızlık

• Yılların emeğinin resmi olarak yok sayılması

Başka bir ifadeyle; aynı işi yapan işçi, her ihale döneminde yeniden “sıfırdan başlamış” sayılıyor.

Üretimin Görünmeyen Halkası

Vagon tahliye bölümü Kardemir için sıradan bir birim değil. Fabrikanın kömür ve hammadde akışı bu bölüm üzerinden sağlanıyor. Yani üretim zincirinin ilk ve en kritik halkalarından biri, bu nedenle bölüm 24 saat aralıksız çalışıyor.

Vardiya sistemi şöyle:

• 08:00 – 16:00

• 16:00 – 24:00

• 00:00 – 08:00

Bayram, resmi tatil, hafta sonu fark etmiyor. Fabrika durmadığı için bu bölüm de durmuyor.

Ancak gece vardiyalarında verilmesi gereken gece çalışma farkları uygulanmıyor.

Mevzuata göre;

• 16:00–24:00 vardiyasında 4,5 saat gece farkı

• 00:00–08:00 vardiyasında 5,5 saat gece zammı ödenmesi gerekirken, ağır sanayi şartlarında çalışan işçiler bu haklardan yararlanamadıklarını söylüyor.

Aynı Fabrika, Farklı Haklar

Kardemir bünyesinde kadrolu çalışan işçiler için uygulanan sistem ise farklı.

Ancak dikkat çeken bir başka gerçek daha var: Kardemir çatısı altında çalışan müteahhit işçileri arasında en düşük maaşı alan kesim de yine vagon tahliye işçileri.

Yani fabrikanın hammadde akışını sağlayan, üretim zincirinin en kritik halkalarından birinde çalışan bu emekçiler; aynı çatı altında görev yapan diğer müteahhit işçilere kıyasla dahi daha düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalıyor.

Kadrolu çalışanlara;

• Dini bayramlarda 3 yevmiye ödeme

• Bayram ikramiyesi

• Kömür yardımı

• Daha geniş sosyal haklar sağlanıyor.

Ancak vagon tahliye bölümünde çalışan müteahhit işçiler aynı üretim zincirinde yer almalarına rağmen bu hakların dışında kalıyor.

Üstelik işçilerin aktardığına göre müteahhit firmalar arasında dahi ücret ve hak farklılıkları bulunuyor.

18 Yıllık İşçi de 1 Yıllık Sayılıyor

İhale sistemi nedeniyle yıllık izin uygulaması da ayrı bir sorun.

Normal şartlarda işçinin kıdemi arttıkça izin süresi de artması gerekir. Ancak ihale sistemi nedeniyle hizmet süreleri dikkate alınmıyor.

Sonuçta ortaya şu tablo çıkıyor:

• 1 yıl çalışan işçi

• 18 yıl çalışan işçi aynı şekilde yalnızca 14+2 gün izin kullanabiliyor.

Bu durum, yılların emeğinin resmiyette yok sayılması anlamına geliyor.

Ağır ve Tehlikeli Bir İş

Vagon tahliye işi açıkça ağır ve tehlikeli işler kapsamında.

İşçiler;

• Kar, kış, yağmur demeden açık alanda

• Toz, kömür ve çamur içinde

• Çoğu zaman hareket halindeki vagonların üstünde çalışarak görev yaptıklarını söylüyor.

Bu durum işin ne kadar riskli olduğunu açıkça gösteriyor.

Geçmişte bu bölümde uzuv kaybı, kırık ve ciddi iş kazaları yaşandığı da bilinen bir gerçek. Zaten bu işin geçmişte müteahhit firmalara devredilmesinin nedenlerinden birinin de iş kazalarının fazlalığı olduğu ifade ediliyor.

Geçmişte Kadro Verildi

Bu konuda geçmişte atılmış adımlar da var.

• 1998 yılında bu bölümde çalışan bazı işçiler Kardemir kadrosuna alındı.

• 2016 yılında ise Kardemir bünyesinde çalışan 372 müteahhit işçi doğrudan kadroya geçirildi.

Bu örnekler vagon tahliye işçilerinin beklentisini daha da güçlendirdi. Çünkü aynı fabrikada aynı işi yapan bazı çalışanlar kadrolu olurken, diğerleri hâlâ ihale sisteminin içinde kalmaya devam etti.

“Kadro Sözüyle Yıllar Geçti”

Vagon tahliye işçileri yıllardır aynı şeyi söylüyor; “Bu işin kadrosu verilecek denildi. Biz de buna güvenerek yıllarımızı burada geçirdik.”

Birçok işçi, daha iyi şartlara sahip işlere gitme fırsatı varken kadro umuduyla bu ağır işi bırakmadığını ifade ediyor.

Bugün ise en büyük beklentileri şu; Verdikleri emeğin resmen tanınmasıdır.

İşçilerin İddiası: En Büyük Engel Müdürlük

İşçilere göre kadro konusundaki en büyük engel, bölüm yönetiminin yaklaşımı.

İddialara göre Nakliyat bölümündeki yönetim geçmişte kadroya alınan bazı çalışanların yeterince çalışmadığını gerekçe göstererek yeni bir kadroya sıcak bakmıyor.

Ancak vagon tahliye işçileri bu gerekçenin bugünkü çalışanlar için geçerli olmadığını söylüyor.

Verilen Sözler ve Yıllardır Süren Bekleyiş

Vagon tahliye işçilerinin kadro beklentisinin ortaya çıkması tesadüf değil. İşçilere göre bu beklentinin temelinde yıllardır verilen sözler var.

Bu sözleri verenlerin başında Yunus Değirmenci geliyor. İşçilerin aktardığına göre yapılan görüşmelerde şu ifade kullanıldı:

“Sizin meseleniz bizim namus meselemizdir.”

Kadro beklentisini güçlendiren bir diğer unsur ise Kardemir yönetimleriyle yapılan görüşmeler oldu. İşçilerin ifadelerine göre;

• Mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Ali Oflaz

• Önceki yönetim kurulu başkanlarından İsmail Demir

• Ömer Faruk Öz

• ve Alparslan Bayraktar dönemlerinde yapılan görüşmelerde de konu gündeme geldi.

Hatta işçilerin anlatımına göre geçmişte kendilerine 8. kademe maaşı, ikramiye ve bazı sosyal hakların verilmesi gibi teklifler de sunuldu. Ancak işçiler bu teklifleri kabul etmedi.

Sebebi ise oldukça netti:

“Biz geçici iyileştirme değil, kalıcı kadro istiyoruz.”

Kapı Kapı Dolaşılan Bir Sorun

Vagon tahliye işçileri yalnızca sendika ve fabrika yönetimiyle değil, yıllardır bürokrasinin de kapısını çaldıklarını söylüyor.

Karabük’te görev yapan farklı dönemlerdeki;

• Milletvekilleri

• Parti İl Başkanları

• Yerel Yöneticiler ile sayısız görüşme yapıldığını ifade ediyorlar.

Bu görüşmelerde çoğu zaman aynı sözler tekrarlandı:

“Bu iş tamam”,

“Bu mesele çözülecek”,

“Artık son aşamaya gelindi.”

Ancak gelinen noktada işçilerin duyduğu son cümle şu oldu:

“Biz sizler için elimizden geleni yaptık.”

Bekleyen Bir Dosya

Bugün vagon tahliye işçilerinin meselesi sadece bir işyeri sorunu olmaktan çıkmış durumda. Karabük’te yıllardır konuşulan, yerel basının gündemine giren ve neredeyse herkesin bildiği bir konu haline geldi.

Ancak ortada hâlâ cevap bekleyen bir soru var; Yıllardır verilen sözler ne zaman gerçeğe dönüşecek? Çünkü rayların üzerinde çalışan bu emekçiler için mesele artık sadece bir iş değil.

Yılların emeği, verilen sözler ve bekleyen bir gelecek meselesi ve bugün sorulması gereken soru şu;

Kardemir’in üretim yükünü taşıyan bu emekçiler daha ne kadar “geçici” sayılacak?