Karabük Net Haber

HAFTANIN ANALİZİ…

HAFTANIN ANALİZİ…
Bu haber 13 Ağustos 2015 - 2:09 'de eklendi. 16 kez görüntülendi.

 

KAMUDA DEVAMLILIK ESASTIR…

2008 Yılında dönemin AK Partili Karabük Belediye Başkanı Hüseyin Erer’in, Yeşil Mahallede yaptırdığı yeni belediye binası adeta ortada kaldı.

2009 Yılında yaşanan yerel seçimlerde ipi göğüsleyen MHP’nin adayı Rafet Vergili, seçimler sırasında söz konusu yeni binaya taşınmayacağını söylemiş ve taşınmamıştı da.

Karabük Belediyesi’ne yaklaşık 20 Milyon TL’ye mal olan binayı hastane yapacağını seçimlerde deklare eden Rafet Vergili, daha sonra Karabük Üniversitesine Tıp Fakültesi binası olarak 10 yıllığına kullanmak üzere vermişti.

Karabük Üniversitesi de geçtiğimiz günlerde bu binayı kullanmayacağını belirterek, Karabük Belediyesine geri vermişti.

Sayın Belediye Başkanı Rafet Vergili, şimdi bu binayı ne yapacak, daha doğrusu bu bina ne olacak..?

Kamunun paraları ile yapılan adı yeni artık kendisi eskiyen binayı, yine kamunun vicdanını rahatlatacak şekilde değerlendirmesi gerekir.

Sayın Vergili’nin “Ben mi yaptım, bana ne” diyerek, sorumluluktan sıyrılma gibi bir lüksü yok.

Çünkü kamuda devamlılık esastır.

Milletin parasını en iyi şekilde değerlendirdiğini her fırsat da gösteren Başkan Vergili, bu binayı çürümekten kurtarmalıdır.

KARDEMİR A.Ş, GERÇEKLERİ DAHA NE KADAR KAPATMAYA ÇALIŞABİLECEK..?

KARDEMİR A.Ş Yöneticilerinin kendi ticaretlerine KARDEMİR üzerinden rant elde etmeye çalıştıklarını, hisselerin tamamı borsada işlem gören şirketi yapılan ihalelerde ve yatırımlarda Milyonlarca Lira nasıl zarara uğrattıklarını belgeleri ile yazışmaları ile bir bir ortaya serdik.

Bunu Karabük Net Haber olarak tek başımıza başardık. Başka hiçbir basın, yayın kuruluşu ile ortak bir çalışma sergilemeden KARDEMİR A.Ş’deki Milyonlarca liralık yolsuzlukları, rantları, zararları iş sözleşmeleri ile hesap dökümleri ile e-mail yazışmaları ile kısacası tüm belgeleri ile haber yaparak, kamuoyu ile paylaştık.

KARDEMİR A.Ş Yöneticileri yaptığımız hiçbir haberi yalanlamadı, hatta yaptığımız haberler ile ilgili davacı bile olmadılar ama belgeleri şirketin bilgisayarlarına sızarak elde ettiğimizi iddia ederek, bu yönde bizlerden davacı oldular.

Daha da enteresanı eski genel müdürleri Fadıl Demirel hakkında Savcılığa bu haberlerden sonra suç duyurusunda bile bulundular.

24 Yıllık gazetecilik hayatımda önemli tespitlerimden birisi de şudur;

Cebi kabarık, ensesi kalın kişiler, hakkında yaptığımız haberlerden sonra bizi hep Adaletin eli ile Yargının tokmağı ile tehdit etmeye, susturmaya çalıştılar.

“Mahkemelerden korkar” düşüncesi ile hep dava açtılar. Bu zamana kadar hakkımızda açılan 180’e yakın basın suçu kapsamındaki davalardan, Allah’a şükür birkaç tanesinden ceza aldık.

KARDEMİR A.Ş’deki yolsuzlukları, rant elde etmeleri tüm ama tüm belgeleri ile birlikte haber yapmamıza rağmen bizi kendileri susturamadı ama Yargı eli ile susturmayı başardılar.

Ne zaman KARDEMİR A.Ş ile ilgili belgeleri ile birlikte bir yolsuzluk haberi yayınlasak, 2-3 gün sonra bu haberlerimize mahkeme kararı ile erişim engeli koydurmayı başardılar.

Elimizde KARDEMİR A.Ş’de yaşanan yolsuzluklar, haksız kazanç elde etmeler ve KARDEMİR’i zarara uğrattıklarına yönelik daha birçok belge ve yazışma olmasına rağmen, artık haber yapmıyoruz.

Biliyoruz ki yaptığımız habere bir gün, bilemediniz 3 gün sonra mahkeme kararı ile erişim engeli konuluyor.

KARDEMİR A.Ş Yöneticileri yaptığımız haberlere bir şekilde mahkeme kararı çıkartıp, erişim engeli koyduruyor ama yalan veya yanlış haber yaptığımız yönünde dava da açmıyor.

Öte yandan KARDEMİR A.Ş ile ilgili erişim engeli konulan haberlerimizde ki yolsuzluk, haksız kazanç elde etmeye yönelik belgeleri de savcılık bizden istiyor.

Bu nasıl bir adalettir ki, Karabük Adliyesinde Hâkim haberlerimize erişim engeli koyarken, savcı da haberlerimizi suç duyurusu olarak kabul ediyor.

Biz bir şey anlamadık, anlayan varsa bir de bize anlatsın.

DEDİKODU GAZETECİLİĞİ REVAÇTA…

Adam her gün çalakalem bir şeyler yazıyor.

Gün sonu bina köşelerinde dedikodu yapıyor, yarın kaleme alıyor.

Bir de asla kendi aklını, fikrini ve zikrini öne koymuyor.

Varsa yoksa ‘Bir gurup AK Partili kardeş, 3-5 MHP’li arkadaş, bir gurup şunlar, bir gurup bunlar şunu diyor, bunu diyor’ diye, yazıyor babam, yazıyor.

Yarın birisi arayıp sorduğu zaman “Vallahi benim fikrim değil, şundan duydum, bundan duydum” demek için mi?

Gazeteciyim diyen adam, adam gibi kendi fikirlerini, görüşlerini, gözlemlerini yazacak, kamuya aktaracak ve halk içinde tartışmaya açacak ki mesleğin tanımına uysun.

3 Gün önce, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Muhammet Kaya, İl Yönetimi ile arası limoniymiş. AK Parti İl Yönetiminin değişmesi yönünde Ankara’dan bir operasyon yapılabilirmiş, şeklinde yazıyor.

Tabi bunları yazarken de ‘konuya yakın kaynaklar veya çok önemli bazı kişiler böyle değerlendiriyor’ diyor.

Bina köşelerinde yapılan dedikoduları kaleme alıp, ‘o şöyle diyor, bu böyle diyor’ diye, yazarak gündem tutmaya çalışıyor.

Herkesin kendine göre bir sürü senaryoları olur, bu senaryoları, dedikoduları gazetecilik adına ‘Şu kardeş bunu diyor, bu kardeş şunu diyor’ diye, yazıya dökmek marifet mi..?

Marifetmiş demek, ne diyelim…

Ah bir de Alzaymır olmasa, dün yazdığını unutup, yarın tam tersini yazmasa, daha da iyi olacak ama ne yapalım…

İnsan doğası, yaşlandıkça hafıza da gidiyor, akıl da…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
2 ADET YORUM YAPILDI
SENDE YAŞLANACAKSIN13 Ağustos 2015 / 12:38 Cevapla

Ergün Bey, yazınızın sonunda bahsettiğiniz kişiyi biliyorum. Kişileri eleştirebilirsiniz ona lafım yok. Ama kişilerin hastalığı üzerinden alay edercesine konuşma hakkını sana kim veriyor. Rabbim senin bu alaycı konuşmalarını hiç ama hiç cevapsız bırakmayacaktır. O hastalığı ile alay ettiğiniz kişi evini bulabiliyor, siz bel ki evinizi yolunu dahi bulamayacaksınız. Gazetecilik öğretmeye kalmışsınız ama meslektaşınızın sağlık problemi üzerinden alaycı ifadeler kurarak kendi gazeteciliğinizi de göstermişsiniz. Sizin bu terbiyesizliğinizi örtmeniz için sitenizden ilgili kişiden özür dilemelisiniz.

DOBRA DOBRA13 Ağustos 2015 / 10:51 Cevapla

Ergün bey.. bu belediye binası ile ilgili olarak şunu söyleyebiliriz.. belki dönemin belediye başkanı müsrif davranarak bu binayı yapmış ve belediyenin parası çarçur edilmiş olabilir.. ayrıca sizde belirtmişsiniz devlette devam esastır diye. bu fikrinize de katılıyor ve okurlarınıza bir hatırlatma olması bakımından osmanlı devletinin borçları genç türkiye cumhuriyeti tarafından kapatıldığını belirtmek istiyorum.. gelelim mevcut belediye başkanımıza kendileri bir inat uğruna şimdi oturduğu belediye binasında yada eski tabur da ki makamlarında başkanlık hizmetini sürdürmeye devam ettiler.. ancak bence sayın başkanımızın unutmamısı gereken konu habere konu olan bina karabük belediyesi ne ait olup çürümeye mahkum edilmiştir.. o zaman sizin eski başkandan ne farkınız kalmıştır sn başkan.. o binanın bir an önce işlerlik kazandırılarak karabük halkının hizmetine sunulması gerekir.. bir başka konu da şu eğer mevcut başkan inat etmeyip malum binaya taşınsa idi o çevre daha hızlı bir şekilde gelişip güzelleşecekti.. ama nerdeee… ayrıca belirtmekte fayda var şu an inşaatı süren yeni belediye binası da şehrin göbeğinde olup hürriyet caddesinin de trafiğe kapatılmasından dolayı yoğun ve sıkışık trafiğin göbeğinde kalmıştır.. sn başkanımız 100 evleri yerle bir edip beton bir meydan ürettiği düşünülecek olursa içinde bulunduğu davranışlarda normaldir.. tüm karabüklülere daha yeşil temiz ve yaşanılabilir kent temenni ederim..

ÖNE ÇIKAN HABERLER
Güncel Haberler
İLGİLİ HABERLER