KRALLAR VE SOYTARILARI…

  Karabük basınında çeyrek yılı aşkın bir süreden bu yana gerek yazılı, gerek görsel alanda bu kentin gelişmesi, güçlenmesi,

banner73
Güncel 27.08.2014, 01:25 27.08.2014, 01:25
17
KRALLAR VE SOYTARILARI…
banner36
 

Karabük basınında çeyrek yılı aşkın bir süreden bu yana gerek yazılı, gerek görsel alanda bu kentin gelişmesi, güçlenmesi, kalkınması için mücadele ediyoruz.

Bu kentin sesini öncelikle kent insanına, kırsalımıza duyurmaya çalışıyoruz.

Son olarak önce bir Alman uydusu olan Astra’dan, son bir aydan bu yana da milli uydumuz Türksat’tan dünyaya duyurma çabası içindeyiz.

Bu çabalarımızı yürekten destekleyenler olduğu gibi, görmezden gelenler, hatta için için kıskananlar var. Biz bunların kim, ya da kimler olduğunu biliyoruz.

Başarı dileyenlere, tebrik edenlere teşekkür ediyor, görmezden gelenleri, duymazdan gelenleri biz de duymazdan, görmezden geliyoruz.

Biz işimizi yapıyor, yolumuza devam ediyoruz ve her ne koşul içinde olursa olsun doğru bildiğimiz bu yolda devam etmeye de kararlıyız.

Kentin önemli sosyal olaylarında açık ve net tavır alıyoruz. Doğru bildiğimizi söylemekten, dillendirmekten asla çekinmiyoruz.

Bu kente bir çivi çakanı alkışlamak, kentte bir şeyler kötü gidiyorsa bunların sorumlularını eleştirmenin bir görev olduğu bilincinde hareket ediyoruz. Körü körüne bir saplantıya kapılıp iyi yapılanı karalamak, kötü yapılanı görmezden gelmek gibi bir alışkanlığımız yok.

Toplumsal olayları, gelişmeleri soğukkanlılıkla izlemeye ve kamuoyuna yansıtırken tam bir tarafsızlık içinde olmaya çalışıyoruz.

Kimsenin onur ve haysiyeti ile oynamak gibi bir ön yargımız yok.

Bizim için bu kente hizmet eden hangi siyasi görüşten olursa olsun büyük önem taşır. Yaptığı hizmetleri kamuoyuna yansıtmaktan çekinmeyiz.

Karabük’te son on yıldan bu yana çok güzel gelişmeler olduğunu izliyor ve bunu kamuoyuna yansıtıyoruz. Karabük’ün alt yapısı ile ilgili çabaları, Karabük Üniversitesi’ndeki büyük gelişimi, Kardemir Karabükspor’un tarihi başarılarını, Kardemir’deki üretim artışını ve benzeri gelişmeleri alkışladık, alkışlamaya da devam ederiz. Ancak, bizim bu iyi niyetli yaklaşımlarımıza ilgili kurumların duyarsız kalmaları karşısında da suskun kalmamız mümkün değildir. Kralları da, onların soytarılarını da yakından izliyor, takip ediyoruz.

Ne demek, ne anlatmak istediğimizi başlıklar halinde kamuoyu ile paylaşalım isterseniz.

 

MİLLİ EĞİTİM’DE NELER OLUYOR?

Karabük’te eğitimin başarısı ile hep gurur duyduk, duymaya da devam ediyoruz.

Biz BRTV kurumu olarak Milli Eğitim ile iç içeyiz. Okullarımızın başarısı, öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin başarıları hep gurur kaynağımız olmuştur. Ancak, son aylarda Karabük Milli Eğitiminde tuhaf olaylar yaşanıyor.

Yenişehir Bölgesinde bir okulumuz kapatılıp, yerini bir başka okula vermek isteniyor. Buna karşı öğrenci velileri ile birlikte hareket ediyor, sorunun çözümü konusunda çaba harcıyoruz. Milli Eğitim Müdürlüğü camiası son bir kaç aydan bu yana cadı kazanı gibi kaynıyor.

Bu kazan, dürüstlüğüne, başarılı olduğunu yürekten inandığımız Milli Eğitim Müdürü İsmail Gürpınar’ın ilimizden ayrılmasına neden oldu. Kendisine yapılan baskılara bir süre direndi ancak direnemez hale gelince affını istedi.

İsmail Gürpınar gibi dürüst, namuslu, doğru bildiği yoldan taviz vermeyen bir müdürün ayrılmasını fırsat bilen bazı kişiler şimdi istedikleri gibi at oynatmaya başladılar. Hem de inadına inadına yaparak, yaptıklarının saçmalık olduğunu kendileri de bilerek akılları sıra ilimizdeki başarılı Milli Eğitimi yeniden dizayn etme gibi bir tutum içindeler.

Sendikaya yakın olmak, sendika yöneticilerine yalakalık yapmak okul yöneticisi olmanın en önemli kriteri haline geldi. Milli Eğitim müdürünü, ilgili vali yardımcısını aşıp, ilin en büyük mülki amirinin yanından hiç çıkmayan bir sendika yöneticisinin kral olduğu bir ilde, elbette hata üzerine hata yapılacak, vefat etmiş bir okul müdürüne yüz üzerinden yüz puan verilip ulusal basına malzeme verilecektir. Bilmem ne okulu müdürünün o okulda yaptığı çok büyük hizmetler ve başarılar göz ardı edilip, o bizim sendikanın üyesi değil onu yiyelim anlayışına gidilecektir.

Gerek ilimizde, gerekse ülke genelinde siyasi iktidarın hizmetlerini beğenip oy veren on binler, yüzbinler, hatta milyonlar bir kenara itilip, biz iktidara yakın sendikayız istediğimizi yaparız, yaptırırız anlayışı hem ilimize, hem ülkemize zarar verecektir.

Karşılıklı kinlenmeler artacak, ‘ben yaptım oldu’ mantığı bir gün mutlaka ters tepecektir.

Bizden hatırlatması…

 

KENT MEYDANI…

Karabük halkı mevcut Belediye Başkanını başarılı bulup, ikinci dönem tekrar seçti.

Demokrasilerde halkın iradesine saygı duymak esastır. Ancak, Belediye’de yapılan güzel işleri alkışlarken, yanlış yapılan bazı işleri de eleştirmek görevimizdir.

Kentin tam göbeğinde adeta bir prestij projesi diye sunulup devasa bir kent meydana yapıldı.

Allah aşkına, gerek gündüz, gerek gece bakın hangi Karabüklü bu meydanda ne yapıyor. Bu meydan Karabük’ün ve Karabüklünün ne işine yarıyor. Geçtiğimiz günlerde meydanın garaj bölümünün bir kısmının kimlerin işine yaradığını BRTV ekranlarında gösterdik.

Yüzlerce şarap şişesini, geceleri balicilerin, tinercilerin barınak yeri haline geldiğini BRTV Haber Merkezi kamuoyunun gözleri önüne serdi. Valiliğin hemen bitişiği ve diğer kamu binalarının da çok yakınlarındaki bu olay ilgililere ibret oldu ve hemen tedbir alınarak hem söz konusu yer temizlendi, hem de artık önlem alınarak kentin kalbi konumundaki yerdeki ayıp giderilmiş oldu.

Kent Meydanı bu haliyle kalırsa, belli ki halkımızın hiçbir ihtiyacını karşılamayacak. Belediye Başkanı Rafet Vergili mutlaka bu meydanla ilgili bir düzenleme yapmalıdır diye düşünüyoruz…

 

KARDEMİR VE KARABÜK…

Karabük’ün var olma nedeni Kardemir’dir.

3 Nisan 1937 yılında Büyük Önder Atatürk’ün öncülüğünde, dönemin Başbakanı İsmet İnönü tarafından temelleri atılan Kardemir, 10-15 yıl önce büyük bunalımlar yaşamış, kapanma noktasına gelmişti. Hammadde temininde bile güçlük çekilen, ha bugün ha yarın ne zaman kapanacağı konuşulan bir durumdaydı.

2002’de yaşanan iktidar değişikliğinde, bölgemizin yetiştirdiği çok önemli siyaset ve devlet adamı Mehmet Ali Şahin’in yeni kurulan hükümette Başbakan Yardımcısı olarak görev alması, Kardemir’in de kaderini değiştirmiş, Sayın Şahin başta olmak üzere Karabük milletvekillerimizin ve kamuoyunun da desteği ile Kardemir kurtarılmıştı.

Sanıyoruz bugün Kardemir’in patronu konumunda olanların o günleri unutmaları ve kendilerine verilen desteği inkar etmeleri mümkün değildir. Ancak, o günlerde Karabük’te olmayan, bugün Kardemir’in üst kademelerinde olan birilerinin farkında olmadığı gibi bir kanıya kapıldık.

Her şeyi ben yaptım, ben bilirim edalarını duyar gibiyiz…

Siyasetçi siyasetini yapsın, biz özel sektörüz havaları esiyor gibi geldi bize…

Sıkışınca burası Karabük’ün can damarı bizi kurtarın, işler iyi gidince siz siyasetinizi yapın bizim işimize karışmayın. Olacak iş değil.

Acaba, bu tavırlarda hükümetin parelel yapı diye adlandırılan bir oluşuma aldığı net tavır mı etkilidir?

Onu bilemiyoruz, ancak gelişmeleri yakından izliyoruz.

İnsanların yüzüne gülüp, arkalarından film çevirenleri deşifre etmek zamanı geldiğinde bizim görevimiz elbette olacaktır.

İşte, bu yüzden diyoruz ya gelişmeleri yakından izliyoruz diye…

İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy ünlü bir şiirinden kısa bir alıntı yaparak bitirelim istedik yazımızı…

“Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum

Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!”

 
Yorumlar (0)
14
parçalı bulutlu
banner23
banner17
banner18
banner39
banner74