Cumhuriyet Halk Partisi Ovacık İlçe Başkanı Durmuş Kıcırdar, ilçe yönetimi adına yaptığı açıklamayla CHP’den istifa ettiklerini ve siyasi mücadelelerini Yeni Parti çatısı altında sürdüreceklerini duyurdu. Kıcırdar, kararın “geri dönülmez bir duruş” olduğunu belirterek CHP yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Karabük’te Cumhuriyet Halk Partisi teşkilatlarında yaşanan istifalara Ovacık ilçesi de eklendi. CHP Ovacık İlçe Başkanı Durmuş Kıcırdar, ilçe yönetimi adına yayımladığı açıklamayla partiden ayrıldıklarını ilan etti.
Kıcırdar, yıllardır CHP’nin farklı kademelerinde mücadele ettiklerini belirterek partinin mevcut durumunu “irade gaspı” ve “vesayet düzeni” sözleriyle eleştirdi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumunun örgüt iradesini yok saydığını savunan Kıcırdar, partinin kişisel hesapların ve siyasi mühendisliğin aracı haline getirildiğini öne sürdü.
“BU BİR AYRILIK DEĞİL, BİR KOPUŞTUR”
Parti içerisinde değişim talebinin bastırıldığını ileri süren Kıcırdar, Özgür Özel’in ortaya koyduğu değişim iradesinin bilinçli şekilde etkisizleştirildiğini savundu.
İstifa kararının bir öfkenin değil, uzun süredir devam eden siyasi ve vicdani bir hesaplaşmanın sonucu olduğunu ifade eden Kıcırdar, “Bu bir ayrılık değil, bir kopuştur. Bu bir geri çekilme değil, açık bir hesaplaşmadır” ifadelerini kullandı.
MÜCADELELERİNİ YENİ PARTİ’DE SÜRDÜRECEKLER
Durmuş Kıcırdar, halkın sorunlarını merkeze alan ve örgüt iradesini esas kabul eden bir siyasi anlayış doğrultusunda mücadelelerini Yeni Parti çatısı altında sürdüreceklerini açıkladı.
Kıcırdar, bundan sonraki siyasi mücadelelerinin daha açık, sert ve kararlı olacağını vurguladı.
CHP Ovacık İlçe Başkanı Durmuş Kıcırdar’ın ilçe yönetimi adına yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:
“Yıllardır emek verdiğimiz, her kademesinde mücadele ettiğimiz Cumhuriyet Halk Partisi’nin bugün içine sürüklendiği tablo, sadece bir yön kaybı değil; açık bir irade gaspıdır. Partiye dayatılan ‘butlan’ anlayışı, demokratik meşruiyeti yok sayan, örgütü etkisizleştiren ve partiyi dar bir kadronun kontrolüne teslim eden açık bir vesayet düzenine dönüşmüştür. Bu yapının mimarı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, örgütün iradesini hiçe sayan, eleştiriye kapalı ve dayatmacı tutumu artık tahammül sınırlarını aşmıştır.
Cumhuriyet Halk Partisi, halkın umudu olmaktan çıkarılmış; kişisel hesapların, siyasi mühendisliğin ve koltuk kaygısının aracı haline getirilmiştir. Bu, sadece bir yönetim krizi değil; aynı zamanda bir karakter ve ilke krizidir. Bizler bu partiyi, bir kişinin ya da dar bir grubun tahakküm alanı olarak değil, halkın sesi ve örgütün gücü olarak gördük. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bu değerlerin sistemli bir şekilde yok edildiğine açıkça tanıklık ediyoruz.
Sayın Özgür Özel’in ortaya koyduğu değişim iradesinin bilinçli şekilde bastırılması ve etkisiz hale getirilmesi, partide değişim adına hiçbir gerçek niyet olmadığını net biçimde ortaya koymuştur. Değişim talebinin cezalandırıldığı, farklı düşünenlerin dışlandığı bir yapının içinde kalmak; ne siyasi onurla ne de vicdanla bağdaşır.
Bizler susan, boyun eğen, teslim olan tarafta olmadık; bugün de olmayacağız. Bu bir ayrılık değil, bir kopuştur. Bu bir geri çekilme değil, açık bir hesaplaşmadır. Bu karar, yıllardır biriken adaletsizliğe, dayatmaya ve irade gaspına karşı verilmiş net ve geri dönülmez bir duruştur.
Bu nedenle; halkın gerçek sorunlarını merkeze alan, örgüt iradesini tartışmasız esas kabul eden, hiçbir vesayet odağına boyun eğmeyen ve değişimi sadece söylemde değil, özünde taşıyan Yeni Parti çatısı altında mücadelemizi sürdürme kararı aldığımızı açıkça ilan ediyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ediyoruz. Bu karar; bir öfkenin değil, birikmiş bir hesaplaşmanın, bir vicdan muhasebesinin ve onurlu bir duruşun sonucudur. Bundan sonra mücadelemiz, daha açık, daha sert ve daha kararlı olacaktır.”