BU İŞ DAHA ÇOK SU KALDIRIR..!

Özçelik İş Sendikası'nda Yunus Değirmenci, bu seçimin kazananı mı, yoksa yakın geleceğin kaybedeni mi olarak sandıktan çıktı?

Abone Ol

Özçelik-İş Sendikası'nın hafta sonu gerçekleştirilen Genel Kurulu geride kaldı.

Resmi sonuçlara bakıldığında değişen bir şey yok.

2016 yılından bu yana Genel Başkanlık görevini sürdüren Yunus Değirmenci, delegelerin oyuyla dört yıllığına daha güven tazeledi.

Ancak sendika kulislerinde konuşulanlara kulak verildiğinde, kongreden çıkan asıl sonucun sandığa yansıyan rakamlardan çok daha farklı olduğu da görülüyor.

Çünkü bazen seçimler kazananı belirler.

Bazen de geleceğin kaybedenini...

Bu kongre de işte tam olarak böyle bir kongreydi.

Kazandı Ama Güçlenemedi

Değirmenci seçimi kazandı.

Fakat aynı zamanda on yıllık yönetiminin en ciddi uyarısını da alarak, ne kadar yıprandığı da görüldü.

İstanbul Anadolu Havacılık Şube Başkanı Okan Ödemiş'in adaylığı, ilk bakışta zayıf görünüyordu.

Çünkü arkasında güçlü bir şube başkanları ittifakı yoktu.

Yönetim listesini oluşturabilecek organizasyonu kuramadı.

Kongre salonuna girerken seçimi kazanmasının neredeyse imkansız olduğunu kendisi de biliyordu.

Ama buna rağmen yarıştı.

Çünkü bazen seçim kazanılmaz.

Ama dengeler değiştirilir...

"Mesaj Alınmıştır" Sözü Boşuna Söylenmedi

Özçelik-İş tüzüğüne göre genel başkan, genel sekreter ve dört genel başkan yardımcısı ayrı ayrı seçiliyor.

Üstelik ilk turda seçilebilmek için delegelerin üçte ikisinin oyunu almak gerekiyor.

Bu nedenle kongrede yaşanan ikinci tur sürprizi oldukça dikkat çekiciydi.

Nitekim Değirmenci yönetiminde yer alan Mustafa Kılıç ile Aydın Baysal, son anda salonda aday olan Tahsin Toprak ve diğer aday karşısında ikinci tura kaldı.

Hezimete uğrayarak ikinci tura kalmaları, aslında delegelerin yönetime verdiği sessiz ama güçlü bir mesajdı.

Nitekim Yunus Değirmenci de seçim sonrası yaptığı konuşmada tek cümleyle bunu kabul etti;

"Mesaj alınmıştır."

Bu söz, aslında kongrenin en önemli cümlesiydi.

Çünkü alınan mesaj sadece iki yöneticinin ikinci tura kalması değildi.

Yaklaşık 260 delegenin bulunduğu kongrede, Değirmenci'nin 174 oyda kalması da dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.

Kağıt üzerinde yeterli görünen bu sonuç, sendika siyasetini yakından takip edenler için farklı anlamlar taşıyor.

Asıl Hareketlilik Şimdi Başlıyor

Kongrenin ardından gözler artık şube başkanlarına çevrildi.

Uzun süredir kulislerde konuşulan maaş tartışmaları, yönetim anlayışına yönelik eleştiriler ve karar alma süreçlerine ilişkin rahatsızlıkların bu kongreyle birlikte daha görünür hale geldi.

Yaklaşık 140 bin lira maaş alan şube başkanlarının, genel merkez yöneticilerinin kendi ücretlerinin katbekat üzerinde maaş aldığı yönündeki eleştirileri uzun zamandır gündemde.

Bu rahatsızlığın önümüzdeki aylarda daha yüksek sesle dile getirilmesi kimse için sürpriz olmayacaktır.

Yaklaşık beş-altı ay sonra yapılması beklenen Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısı da bu nedenle sıradan bir toplantı olmayacak gibi görünüyor.

Asıl hesaplaşmanın orada yaşanacağını düşünenlerin sayısı hiç de az değil.

AK Parti Artık İstemiyor Mu?

Genel Başkanlık varlığını yıllardır bir şekilde AK Parti’ye borçlu olan ve salona Rabia işareti ile giren Yunus Değirmenci’nin kongresinde bir başka dikkat çeken konu ise siyasi desteğin artık kendisinden çekildiği anlamını mı taşıyordu.

Çünkü AK Parti’den ne milletvekili, ne il başkanı ve de ne en alt düzeyden bir siyasi temsilci bile kongre salonunda yoktu.

Son 4 yıldır milyonluk rantlarla, kasetler ile gündeme gelen Yunus Değirmenci, artık AK Parti’de istenmeyen mi oldu?

Bir Başka Başlık Daha Var...

Kongrede yaşandığı öne sürülen bazı usulsüzlük iddiaları da kulislerde konuşulmaya devam ediyor.

Bu iddialar yargıya taşınır mı?

Taşınırsa hukuki süreç nasıl ilerler?

Seçimin iptalini gerektirecek bir tablo ortaya çıkar mı?

Bugün için bunların hiçbirine kesin cevap vermek mümkün değil.

Ancak şu da bir gerçek ki, bu iddialar gündemde kaldığı sürece kongre tartışmaları da kolay kolay sona ermeyecek.

Bu İş Daha Çok Su Kaldırır

Özçelik-İş Genel Kurulu tamamlandı.

Sandık kapandı.

Ama sendika içindeki siyasi süreç henüz bitmedi.

Aksine...

Belki de daha yeni başlıyor.

Çünkü bu kongre, mevcut yönetimin kazandığı bir seçimden çok, geleceğe dair güçlü mesajların verildiği bir dönüm noktası olarak hafızalarda kalacak gibi görünüyor.

Önümüzdeki aylarda yaşanacak gelişmeler, bu kongrenin sıradan bir görev yenilemesi mi yoksa sendika içinde yeni bir dönemin başlangıcı mı olduğunu gösterecek.

Benim gördüğüm ise şu:

Özçelik-İş'te seçim bitti...

Ama hesaplaşma yeni başladı.

Ve görünen o ki;

Bu iş daha çok su kaldıracak...