![]() | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||
ÇOK OKUNANLARSON YORUMLAR
|
N'Olacak Halimiz?...
- HALİM KAYA'NIN "SAYIN VALİMİZ; N'OLACAK HALİMİZ?" BAŞLIKLI SON YAZISI... Halim KAYA Sayın Valimiz; Hava kirliliğini sigaradan bildik bir zamanlar…N’olacak halimiz? Sonunu değiştiremediğimiz filmler gibiydi hayallerimiz Görmediğimiz ama hep adını duyduğumuz Adını hayal bile koyduğumuz “Doğalgaz” sevincimiz oldu, kötü mü? Gitmesek de görmesek de bizim dediğimiz Taşımalı sistemle, bayraksız kalan köylerimiz Kimseler kalmasa da kışları AK güvercinler suya, traktörler yola kavuştu KÖYDES övüncümüz oldu, kötü mü? Emekçi kenti idik bir zamanlar Vagon vagon göç aldık uzak yakınlardan Öğütledi gurbet ellerde çile çeken emekçilerimiz “OKU da Adam OL. Baban gibi hamal olma” ÖSS’de ilk ON, ÖYS’de 4 rekoru kıran Yüksek eğitimli gençlerimiz Gurbet Ellerde İş,aş peşinde Emekli kenti olduk, kötü mü? Paris’in mimarınca çizilen Yenişehir planımız Merkezi ısıtma sistemli bahçeli evlerimiz Yazlık ve kışlık sinemamız, Şapka Büfemiz Memur, Mühendis ve işçilere özel kulüplerimiz Çim sahalı stadımız, havalı meydanlarımız Seyir tepesi ve Havuzlu Bahçemiz Vardı ya bir zamanlar… Gecekondularla çevirdik, iyi mi? İşsizliği tembellikten bilir olduk şimdilerde Oysa bir hafta ara ile para alan Zengin işçilerimiz vardı bir zamanlar Yer gök inlemişti 137 gün süren grevde “Emek en yüce değerdir, Hak verilmez alınır” diye Üstü çıplak, yalınayak yürüyen Otlardan çorba yapıp içen işçilerimize Yardımlar yağınca dört bir yandan İlk örneği verildi dayanışmanın.. Ayak oyunları ile bitince grev Önce zorunlu kıyak Sonra normal emekli oldu emekçilerimiz, kötü mü? 5 Nisan ekonomik kararlarında Kapanmasın diye Fabrika İşsiz, Esnaf, Emekli, Köylü, Zengin, Fakir bir olduk “İşçi-Sendika omuz omuza” diye, diye… “Kendimi yaksam da kapanır” diyen seçtiklerimize Hep birlikte basınca yaygarayı, dar ettik Ankara’yı Duyurduk sesimizi 8 Kasımda “Şeytan”a kötü mü? İşte böyle Sayın Valim Beraber yürüdük biz bu yollarda Yollar yürümekle aşınmadı da Öz-elleşince fabrika; Arkada yürüyen emekçilerimiz, “Ya kapanırsa” diyenlere kanıp Tazminatı çok, hisseyi az alınca, Yıkıldı; “fabrikatör işçi” hayalleri Sarı pirinç üzerinde yazılı kaldı: “İŞÇİ-İŞVEREN ŞİRKETİ” Önde giden zenginlerimiz, Parayı çok, hisse temsilini az bulunca “İşçisin sen işçi kal Unut dediler, zaten tuvalet kağıdı olacak kağıtları” Sandık altındakileri el altından toplayınca Yazıldı giriş kapısına: “AİLE ŞİRKETİ” Gel zaman git zaman Fabrigaya yatırım, işçiye yaptırım olarak dönünce Asgari geçim endeksine ayarlandı Ağır sanayinin başkentinde Toplu Sözleşme Hep konuştuk Sayın Valim hep toplandık “Susarsa işçi, kapanır Fabrika” demiştik ya hani Kapanmadı Fabrika, kapanın elinde kaldı ya Gök kubbeyi yıkacaktık ya işçiyi kovanların başına Kapının önüne koyuverdik konuşanı Gerçi konuşmayana da oy verdik bir zamanlar “Dürüsttür ne yapsa yeridir” misali “Darda Fabriga, el atsın Hükümet” diyerek Meclis’te oturma eylemiyle sabahlayan vekilimiz de vardı Koalisyonlardan çok çektik belki de İki dönem vekilleri üst üste üçleyiverince “Hırsızlar gitmeli” diyenleri azat ediverince Meydan çok hisselilere kaldı Az hisselilere, az kütükle söz düellosu da başladı: “Kurduk hamdolsun Aile Şirketi’ni yeniden Miras kaldı fabriga, size Ata’dan,bize babamdan Fabrikaya kömür, işçiye ömür verdiniz de n’oldu? Hem siz ne koydunuz tasa? Şehri boğdunuz yasa Oysa biz, biz el koyduk taşa, geçtik başa” Adaletse istediğiniz işte bu.. kötü, mü? Adımız gibi olmasın diye kara bahtımız Sekiz Kasım’da yanımızda olmuştu ya Esnafımız İki üç kişinin değil On’larında gülsün yüzü diye Üniversite oldu 81 Vilayetle birlikte Fakültemiz Maaşsız kalmadı işçiler,kapanmadı Fabriga Her şey esnafımız içindi ama fakat lakin Bir iken iki oldu İcra Müdürlüğümüz Kent Tabelamıza yetişti icra dosyalarımız, iyi mi? Sorunları “bana sorun” diyenlerimiz İşsizliği Kardemir’e Evsizliği TOKİ’ ye Teşviki 5084’e havale edince Organize Sanayi Bölgesi’ni ineklere terk ettik Olan, biten olmadığı yetmiyormuş gibi Banka mevduatı yüksek diye “Siz zenginsiniz” diyenleri de alkışladık, kötü mü? Evet Sayın Valim; Hep birlikte güzel günler görecektik Güzel işlerde yapmadık değil hani Misal olarak verebiliriz mesela örneğin Karabük ve Safranbolu’nun 40 yıllık kireçli su ihtiyacını “Karasu” ile karşıladık Arıtmayı düşünemedik baştan her ne hikmetse Aradan geçen sürede, proje bedeli ikiye katlandı Su arıtma cihazları ve hazır su satışları patladı Tertemiz musluk suyuna hasret kaldık Ama çöl sıcaklarında bile susuz kalmadık, kötü mü? İnsanların istekleri bitmez demişler ya.. Tutturduk “Fakülteler yetmez Polis Meslek Yüksekokulu” şart diye.. Yüklenici firmaya ödenek de bulduk Kaçınca Müteahhit, yarım kaldı umutlarımız Müteahhitti değiştirdik, bu kez de inşaat çöktü Aksilikler peşimizi bırakmadı bir türlü, iyi mi? Kapattırmadığımız fabriga ya inat Kapandılar birer, birer sosyal tesisler Özel-leş-tirme bu olsa gerekti. Değerini anlayınca, elimizden kayan değerlerin Yerini doldurmak için olsa gerek Kastamonu’da yarım kalan Olimpik Yüzme Havuzu’nu Yüzdürüp, götürdük ama içinde yüzemedik Kimi dedi ödenek, Kimi dedi ödlek, iyi mi? AK Güvercin döneminde çok konuşuldu Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Şaşırttı 7’den 70’e herkesi Oldu AK günlerin müjdecisi.. Sağlık Bakanı “yer bulun yapalım” dedi aylarca “Akıllı Hastane”ye temel bulamamamıza yıllarca Aklımız ermedi,eremedi bir türlü, iyi mi? Safranbolu-Karabük- İsmetpaşa karayoluna “Acil Eylem Planı” tabelası konulunca Çok ama çok sevindik Ödenekleri bölününce de yıllara Tünelin ucunu göremedik “Cumhuriyet Kenti” diye övünürüz ya Cumhuriyetin ilk yıllarında, çekiçle murçla 2 yılda açıldı Karabük-Zonguldak demiryolu tünellerce 20 yıla saçıldı Karabük-Yenice karayolu 2 tünelin ucunu göremedik bir türlü, iyi mi? Akkaya, Pamukkale’ye rakip olacaktı Sit alanı ilanı bürokrasiye takıldı Hadrianapolis kazılarında eşsiz mozaikleri Çakılla dolduranları eleştirdik, yenilerini de bulduk Naylon örtüyü kaldırıp, turizme kazandıramadık Ama Hastaneyi dolandırmayı başardık Eskipazar İmam Hatip Lisesi, yarı açık cezaevi olunca Örenşer’in kaderi değişip, girdi sağladı ya şehir ekonomisine Neyi eksikti merkezin ilçelerinden Karnımız TOK diyenlere inat Soğuksu TOKi olmalı, Bölge Cezaevi kurulmalıydı Saatleri kurduk, sandıkları doldurduk kötü mü? Her şeyin başı “tanıtım” diye tutturduk Afişler astık büyük şehirlere Yatırımcı çağırdık billboardlar boyunca Dünya Miras Listesindeki Safranbolu’yu Bi dünya masraf ile tanıtamadık bir türlü dünyaya Geç de olsa anladık ki 10 yıl önce süper lig’deki efsanemiz Kardemir Karabükspor Yine yeniden gümbür, gümbür geliyor Biletli seyirciler bile stada giremiyor Işıklandırdık ama büyütemedik bi türlü, kötü mü? Şimdi diyorlar ki Keltepe, Kartepe olunca Stat doluca olunca değil, Dolunca “gelin” yapalım, kötü mü? Ey Karabüklüler Pişman mıyız yaptıklarımızdan? İç çekiyor muyuz yapamadıklarımıza? Soralım hele bir yol kendimize ve kentimize En çok neyi istedik? En çok neyi bekledik? Yitirdiğimiz değerler, uçarken elimizden birer ikişer Biriktirdiğimiz simitler, tükendiler birer, birer İyi mi? Kötü mü? İster iyi, ister kötü Ne derseniz deyin ama unutmayın İşte bu Karabük’ün uzak-yakın hikâyesi Her n’kadar Sürç-i Lisan ettikse Unutmayı, Unuttuysak da affola Büyürken vazgeçtiklerimizi Küçülürken vazgeçirttirdiklerimize mi sayalım? Ne dersek diyelim ama hiç unutmayalım Bitiremediğimiz cümle hep aynı kaldı: “N’ olacak halimiz? Sayın Valimiz?.. Evet, Sayın Valim, N’ olacak Halim? Karabük’üm, seni ben kendimden ayrı hiç tutmadım ki.. Bu haber 3948 defa okunmu?tur.
|
GALERİ |
|||||||||||||||||||||||||||||||||
|
KARABÜK NET HABER'DEN ALINAN YAZI, HABER VE FOTOĞRAFLAR KAYNAK GÖSTERMEKSİZİN YAYINLANAMAZ Altyapy: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||